İsrail’de devam eden Gazze saldırıları ve bölgesel savaş ortamı, toplumda ciddi bir uyuşturucu krizi yarattı. Yapılan araştırmalara göre, her dört İsrailliden biri artık sert uyuşturucu kullanıyor. Bu oran savaş öncesine göre belirgin bir artışı ifade ediyor ve ülkedeki bağımlılık sorununun boyutlarını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, durumu 'ulusal güvenlik riski' olarak değerlendiriyor ve acil önlem alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
Artan bağımlılık ve savaş psikolojisi
İsrail Sağlık Bakanlığı ve Anti-Uyuşturucu Otoritesi’nin yayımladığı verilere göre, 7 Ekim 2023’te başlayan Gazze savaşından bu yana uyuşturucu kullanımında yüzde 40’a varan artış yaşandı. En çok kullanılan maddeler arasında esrar, kokain ve sentetik uyuşturucu türevleri yer alıyor. Özellikle gençler ve askerlik hizmetini tamamlamış veya halen görevde olan kişiler arasında bağımlılık oranları hızla yükselmiş durumda.
Uzman psikologlar, savaşın tetiklediği travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve sürekli güvenlik tehdidi altında yaşamanın insanları uyuşturucuya yönelttiğini belirtiyor. Birçok kişinin savaşın yarattığı kaygı ve depresyonla başa çıkmak için madde kullandığı ifade ediliyor. Aynı zamanda, haftalardır süren çatışmalar ve sivil kayıpların yol açtığı vicdani bunalım da bağımlılığı körükleyen faktörler arasında.
Bölgesel ve küresel boyut: Uyuşturucu ticaretinin savaşla bağlantısı
Güvenlik kaynakları, savaş ortamında uyuşturucu kaçakçılığının da arttığını belirtiyor. Lübnan sınırı ve Ürdün üzerinden İsrail’e giren uyuşturucu miktarında belirgin bir yükseliş gözlemleniyor. Özellikle Captagon gibi sentetik uyuşturucuların bölgede yaygınlaşması, savaşın yalnızca askeri değil, sosyal ve sağlık boyutunda da büyük bir kriz yarattığını ortaya koyuyor.
İsrail’deki bu tablo, benzer savaş ve çatışma bölgelerinde görülen uyuşturucu kullanımı artışını da hatırlatıyor. Uzmanlar, sürdürülebilir bir barış olmadan bağımlılık sorununun ancak yönetilebileceğini, tamamen çözülemeyeceğini vurguluyor. Ayrıca bu durum, uzun vadede İsrail’de toplumsal dokuyu daha da zayıflatma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail’de uyuşturucu bağımlılığının bu seviyeye ulaşması, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Bölgedeki çatışmalar ve güvensizlik ortamı, uyuşturucu kaçakçılığı rotalarını etkileyebilir. Suriye ve Irak üzerinden Türkiye’ye yönelik uyuşturucu akışının yanı sıra, İsrail’de artan talep nedeniyle kaçakçılık ağlarının daha aktif hale gelmesi muhtemeldir. Türkiye, bu tür krizlerin kendi sınırlarına sıçramaması için sınır güvenliği önlemlerini artırmalı ve bölgesel iş birliğini güçlendirmelidir. Ayrıca, savaşın psikolojik etkilerinin tüm bölgeyi etkilediği gerçeğiyle, Türkiye’nin de benzer sosyal sorunlara karşı hazırlıklı olması gerekiyor.