GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

İsrailli Yerleşimcilerin Filistinlilere Yönelik Şiddeti Raporlandı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
İsrailli Yerleşimcilerin Filistinlilere Yönelik Şiddeti Raporlandı
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
🌙 Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
Çeviri Kaynağı
Middleeastmonitor — Bu haber, Middleeastmonitor'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Birleşmiş Milletler bünyesinde faaliyet gösteren Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun yayımladığı rapora göre, 1 Ocak 2008'den 31 Aralık 2025'e kadar geçen sürede İsrailli yerleşimciler tarafından 61 Filistinli öldürüldü, 3.778 Filistinli ise yaralandı. İşgal Altındaki Filistin Toprakları, Doğu Kudüs ve İsrail'e ilişkin hazırlanan kapsamlı raporun bir bölümü, yerleşimci şiddetini ele alıyor. Raporda, yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik sistematik saldırıları, mülk tahribatı ve toprak gaspı gibi eylemler detaylandırılıyor. Komisyon, bu şiddet olaylarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve İsrail'in sorumluluklarını yerine getirmediğini vurguluyor.

Gelişmenin Arka Planı

Raporda, 17 yıllık dönemdeki şiddet olaylarının zaman içinde arttığı ve özellikle 2023-2025 yılları arasında tırmanışa geçtiği belirtiliyor. Yerleşimci saldırılarının büyük kısmı Batı Şeria'da, özellikle Nablus, El-Halil ve Ramallah çevresinde yoğunlaşıyor. Öldürülen 61 Filistinlinin 15'i çocuk, 4'ü kadın olarak kaydedilirken, yaralananların çoğunun göğüs ve baş bölgesinden vurulduğu ifade ediliyor. Ayrıca, 2025 yılı içinde 1.200'den fazla zeytin ağacı ve tarım arazisinin tahrip edildiği, 37 evin kullanılamaz hale getirildiği bildiriliyor. Komisyon, İsrail güvenlik güçlerinin yerleşimci saldırılarına müdahale etmediğini veya yetersiz kaldığını, hatta bazı durumlarda yerleşimcilere lojistik destek sağladığını iddia ediyor. Bu durum, İsrail'in uluslararası hukuktan doğan sorumluluklarını ihlal ettiği anlamına geliyor.

Raporda eleştirilen bir diğer nokta, İsrail yargı sisteminin yerleşimci şiddeti konusundaki dokunulmazlık uygulaması. 2008-2025 arasında işlenen 3.500'den fazla şiddet olayının sadece %7'si hakkında soruşturma açılırken, yalnızca 14 yerleşimci mahkûm edildi. Bu veriler, İsrail'in yerleşimcilere karşı fiili bir cezasızlık politikası izlediğini gösteriyor. Komisyon raporu, bu bağlamda İsrail'e yönelik uluslararası yaptırımların artırılmasını ve yerleşimci şiddetinin soykırım suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini öneriyor. Ne var ki İsrail yönetimi, raporu 'tek taraflı ve önyargılı' olarak nitelendirip reddetti.

Bölgesel ve Küresel Boyut

Raporun yayımlanması, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, raporun ciddiyetine dikkat çekerek İsrail'in uluslararası hukuka uymasını talep ederken, ABD yönetimi ise raporu 'abartılı' bularak reddetti. Avrupa Birliği, rapordaki bulguları 'endişe verici' olarak nitelendirirken, İsrail'e yönelik ekonomik yaptırımların uygulanması çağrısında bulunan üye ülkeler arasında İspanya, İrlanda ve Belçika öne çıktı. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı ise raporu güçlü bir şekilde destekledi ve İsrail aleyhine Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde dava açılmasını talep etti.

Özellikle 2025 yılı sonunda İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonlarıyla birlikte yerleşimci şiddetinin Batı Şeria'da yeni bir boyut kazandığı görülüyor. Rapora göre, 2025'in son çeyreğinde yerleşimciler, Filistin köylerine yönelik silahlı baskınlar düzenleyerek en az 11 Filistinliyi daha öldürdü. Bu gelişme, İsrail-Filistin çatışmasının sadece Gazze'yle sınırlı kalmadığını, Batı Şeria'da da tırmandığını gösteriyor. Bölgesel istikrar açısından, raporun İsrail'in komşu ülkelerle ilişkilerini daha da germesi ve barış sürecini olumsuz etkilemesi bekleniyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, Filistin davasına tarihsel ve diplomatik destek veren bir ülke olarak bu raporu yakından takip etmektedir. Türkiye, BM'deki oylamalarda Filistin lehine tavır almakta ve İsrail yönetimini eleştirmektedir. Ankara'nın, rapordaki bulgular ışığında İsrail'e yönelik diplomatik ve ekonomik yaptırımların artırılması yönünde girişimlerde bulunması beklenebilir. Ancak 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası Türkiye'nin İsrail'le ilişkileri normalleşme sürecine girmiş, enerji ve ticaret alanında iş birliği adımları atılmıştı. Bu rapor, ikili ilişkilerde yeni bir gerilim dalgası yaratabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikası ve İsrail'le olası doğalgaz anlaşmaları da bu bağlamda etkilenebilir. Bölgesel olarak, raporun İsrail-Filistin çatışmasını yeniden gündeme taşıması, Türkiye'nin Arap dünyasındaki konumunu güçlendirme fırsatı sunarken, İsrail'le ilişkilerin dengelenmesini zorlaştırabilir.

Etiketler:
İsrailFilistinyerleşimci şiddetiBM raporuBatı Şeriauluslararası hukuk

İlgili Haberler

İsrail'de ultra-Ortodoks muafiyeti için yasa teklifi
Orta Doğu

İsrail'de ultra-Ortodoks muafiyeti için yasa teklifi

3 dk önce

Amnesty'den İsrail'e 'etnik temizlik' suçlaması
Orta Doğu

Amnesty'den İsrail'e 'etnik temizlik' suçlaması

17 dk önce

Trump İran'a Saldırı Sözü Verdi: Gerilim Tırmanıyor
Orta Doğu

Trump İran'a Saldırı Sözü Verdi: Gerilim Tırmanıyor

18 dk önce

BM Nükleer İzleme Kurulu İran'dan Acil İşbirliği ve Tesislere Erişim Talep Etti
Orta Doğu

BM Nükleer İzleme Kurulu İran'dan Acil İşbirliği ve Tesislere Erişim Talep Etti

18 dk önce