İsrailli savunma teknolojisi girişimi Esh-Tech, insansız hava araçlarını (İHA) saniyeler içinde etkisiz hale getirebilen yeni bir lazer sistemi geliştirdi. Şirketin CEO'su Erex Riahi, sistemin 'oyun değiştirici' olduğunu belirterek, mevcut lazer veya mikrodalga sistemlerine kıyasla üç ila dört kat daha düşük maliyetli olduğunu ve enerji tüketiminin yalnızca 4 kilovatsaat (kWh) seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Sistem, bir araca monte edilebilen taşınabilir yapısıyla dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
Esh-Tech'in geliştirdiği lazer sistemi, artan drone tehdidine karşı çözüm arayışlarının bir ürünü olarak ortaya çıktı. Küçük ve hızlı insansız hava araçları, başta askeri üsler ve sivil altyapılar olmak üzere birçok stratejik noktayı tehdit ediyor. Geleneksel hava savunma sistemleri, bu dronları tespit edip imha etmekte yetersiz kalırken, yüksek maliyetli füze sistemleri de ekonomik açıdan sürdürülemez bir seçenek oluşturuyor. Esh-Tech'in sistemi, düşük enerji tüketimi ve düşük maliyeti ile bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Lazer teknolojisi, drone'u fiziksel olarak yok etmek yerine, hassas bir şekilde kritik bileşenlerini eriterek ya da yakarak devre dışı bırakıyor. Sistem ayrıca, birden fazla dronun aynı anda saldırdığı 'sürü' saldırılarına karşı da belirli kapasitede koruma sağlayabiliyor.
Lazer sistemi, testlerde küçük ve orta boy İHA'ları saniyeler içinde imha etmeyi başardı. Şirket yetkilileri, sistemin sürekli geliştirme aşamasında olduğunu ve menzil ile hedefleme hassasiyetinin daha da artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Ayrıca, sistemin maliyetindeki kayda değer düşüş, savunma harcamaları üzerinde baskı altındaki ülkeler için cazip bir alternatif oluşturabilir.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu teknoloji, özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde yoğunlaşan drone operasyonları bağlamında kritik öneme sahip. Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine 2019'da düzenlenen drone saldırıları ve Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan ile BAE'ye yönelik drone hamleleri, lazer tabanlı savunma sistemlerine olan talebi artırdı. Benzer şekilde, Ukrayna-Rusya savaşında tarafların yoğun drone kullanımı, bu alandaki teknolojik yarışı hızlandırdı. NATO ülkeleri ve diğer birçok devlet, düşük maliyetli, etkili drone karşıtı sistem geliştirme projelerine yatırım yapıyor. Esh-Tech'in sistemi, bu pazarda önemli bir pay kapmayı hedefliyor. Ancak analistler, lazer sistemlerinin olumsuz hava koşullarından etkilenebileceği ve enerji depolama sorunları yaşanabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Küresel ölçekte ise, bu tür teknolojilerin yaygınlaşması, drone tehdidinin yayılmasını sınırlayabilir. Özellikle terör grupları ve devlet dışı aktörler tarafından kullanılan amatör dronlar, askeri harekâtları olduğu kadar sivil havacılığı ve kritik altyapıyı da tehdit ediyor. Lazer sistemleri, bu tehditlere karşı ölçeklenebilir bir çözüm sunarken, aynı zamanda silah teknolojisindeki yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin halihazırda önemli bir drone üreticisi ve kullanıcısı olduğu dikkate alındığında iki yönlü bir anlam taşıyor. Birincisi, Türkiye benzer savunma teknolojilerini yerli imkanlarla geliştirme hedefine sahip; lazer tabanlı hava savunma sistemleri üzerinde ASELSAN ve TÜBİTAK gibi kurumlar çalışıyor. İkincisi, ihraç ettiği Bayraktar TB2 gibi İHA'ların potansiyel rakiplere karşı etkisiz hale getirilmesi riskine karşı, bu tür lazer sistemlerine karşı karşı tedbirler geliştirilmesi gerekebilir. Ayrıca, Türkiye'nin aktif olduğu Suriye, Libya ve Karabağ gibi sahalarda bu tür teknolojilerin dengeleri değiştirme potansiyeli bulunuyor.