İsrail'in Lübnan sınırında devam eden çatışmalarında görev yapan onlarca askerin ailesi, Başbakan Binyamin Netanyahu'ya gönderdikleri acil mektupta, oğullarının 'dış hesaplar için feda edilmesine' izin vermeyeceklerini duyurdu. Aileler, çatışmaların derhal durdurulmasını ve tüm İsrail askerlerinin güvenli bir şekilde geri çekilmesini talep ediyor.
Lübnan cephesinde artan gerilim ve ailelerin tepkisi
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonları, Ekim 2023'ten bu yana yoğunlaştı. Binlerce yedek askerin seferber edildiği çatışmalarda, şu ana kadar 100'den fazla İsrail askeri hayatını kaybetti. Aileler, özellikle son haftalarda artan kayıplar karşısında hükümete karşı giderek daha sesli hale geldi. Mektupta, 'Oğullarımızın kanı, siyasi çıkarlar uğruna akıtılamaz' ifadeleri yer aldı.
Ailelerin oluşturduğu 'Askerlerimizi Eve Getirin' grubu, Tel Aviv ve Kudüs'te protesto gösterileri düzenlemeye başladı. Grubun sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Hükümete çağrımız net: Çatışmaları durdurun, askerlerimizi geri getirin. Bu savaşın ne askeri ne de siyasi bir hedefi kalmıştır' dedi.
İç siyasette yankılar ve bölgesel denklem
Asker ailelerinin bu çıkışı, İsrail'de iktidar koalisyonu içinde de tartışmalara yol açtı. Muhalefet milletvekilleri, hükümeti 'savaşı gereksiz yere uzatmakla' suçlarken, koalisyonun aşırı sağcı kanadı operasyonların sürdürülmesi gerektiğini savunuyor. Lübnan cephesindeki çatışmalar, İran destekli Hizbullah ile İsrail arasında 2006 savaşından bu yana en şiddetli çarpışmalara sahne oluyor. Bölgesel uzmanlar, çatışmaların Suriye ve İran'ı da içine alacak şekilde genişleyebileceği uyarısında bulunuyor. Bu bağlamda, ailelerin çağrısının İsrail hükümeti üzerinde baskı yaratması ve müzakere masasını zorlaması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'da devam eden çatışmalar, Türkiye'nin güney sınırlarına yakın bir bölgede istikrarsızlığı derinleştiriyor. Türkiye, İsrail-Lübnan hattında tansiyonun düşürülmesini ve sivil kayıpların önlenmesini savunurken, özellikle Hizbullah'ın çatışmalara aktif katılımı, bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Ailelerin savaş karşıtı bu çıkışı, dolaylı olarak Türkiye'nin diplomatik çabalarını destekleyici bir unsur olarak görülebilir. Ancak İsrail'deki iç siyasi dengeler, Türkiye'nin bölgedeki kriz yönetimi stratejilerini doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip.