İsrail'in işgal altındaki topraklarda kurduğu yasa dışı yerleşimlerde üretilen ürünler, menşei gizleyen sistemler ve tedarik zinciri boşlukları sayesinde Avrupa pazarlarına girmeye devam ediyor. Avrupa Birliği'nin (AB) yerleşim ürünlerini etiketleme yükümlülüğüne rağmen, İsrailli üreticiler ve tüccarlar, ürünlerin menşeini şeffaf olmayan yollarla gizleyerek bu ürünleri Avrupalı tüketicilere ulaştırıyor. Bu durum, uluslararası hukuk ihlallerini görünmez kılarken, Avrupa kamuoyunda da tartışmalara yol açıyor.
Gelişmenin arka planı: Yerleşim ekonomisi ve Avrupa pazarına erişim
İsrail, 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri'nde yüzlerce yerleşim inşa etti. Bu yerleşimlerde üretilen tarım ürünleri, kozmetikler, elektronikler ve diğer mallar, uluslararası toplum tarafından yasa dışı kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) kararlarına rağmen, bu ürünler Avrupa'ya ihraç ediliyor.
AB, 2015 yılında yayımladığı yorumlayıcı not ile yerleşim ürünlerinin "Made in Israel" etiketiyle değil, "Batı Şeria'da üretilmiştir (İsrail yerleşimi)" gibi açık bir etiketle satılması gerektiğini bildirdi. Ancak, uygulamada bu kuralın denetimi zayıf. İsrailli üreticiler, ürünlerini İsrail sınırları içindeki şirketler aracılığıyla ihraç ederek veya ürünün menşeini "İsrail" olarak göstererek etiketleme yükümlülüğünü aşıyor.
Özellikle tarım ürünlerinde, Batı Şeria'daki yerleşimlerde yetiştirilen hurma, zeytinyağı ve sebzeler, İsrail'deki paketleme tesislerinde işlenerek menşei gizleniyor. Bu ürünler, Avrupa'daki süpermarket raflarında "İsrail ürünü" olarak yer alıyor. Benzer şekilde, Ölü Deniz kıyısındaki yerleşimlerde üretilen kozmetik ürünleri de "Ölü Deniz Mineral Ürünleri" gibi genel bir etiketle satılıyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Uluslararası hukuk ve ticaretin çelişkisi
İsrail yerleşim ürünlerinin Avrupa'ya girişi, uluslararası hukukla ticaretin iç içe geçtiği bir sorun olarak öne çıkıyor. Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'ne göre, işgal gücünün kendi sivil nüfusunu işgal ettiği topraklara yerleştirmesi savaş suçu sayılıyor. Bu bağlamda, bu yerleşimlerde üretilen ürünlerin ticareti, işgalin sürdürülmesine ekonomik katkı sağlıyor.
Avrupa'da, İsrail yerleşim ürünlerinin boykot edilmesi yönünde sivil toplum hareketleri güçleniyor. Ancak, AB üye ülkeleri arasında bu konuda tam bir fikir birliği bulunmuyor. Almanya ve Macaristan gibi ülkeler İsrail'i desteklerken, İrlanda ve Belçika gibi ülkeler yerleşim ürünlerine yönelik kısıtlamaları savunuyor. Bu ayrışma, AB'nin ortak dış politikasını zayıflatıyor.
Öte yandan, İsrail hükümeti yerleşim ürünlerinin ihracatını teşvik ediyor. İsrail İhracat ve Uluslararası İşbirliği Enstitüsü, bu ürünlerin tanıtımına yönelik fuarlar düzenliyor ve Avrupalı ithalatçılara kolaylıklar sağlıyor. İsrail, bu ürünlerin Avrupa ile ticaret anlaşması kapsamında gümrük vergisinden muaf tutulmasını sağlıyor; bu da yerleşim ürünlerinin daha rekabetçi fiyatlarla satılmasına imkan tanıyor.
Avrupa Adalet Divanı'nın 2019'da verdiği bir karar, yerleşim ürünlerinin menşeine ilişkin etiketlemenin zorunlu olduğunu vurguladı. Ancak karar sonrası denetimlerin yetersizliği, uygulamada sorunlar yaşanmasına yol açıyor. Sivil toplum kuruluşları, Avrupa'da satılan yerleşim ürünlerini tespit ederek raporlar yayımlıyor; ancak bu raporların yaptırım gücü sınırlı kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in yasa dışı yerleşim ürünlerinin Avrupa pazarlarına girmesi, Türkiye'nin Filistin meselesindeki tutumu açısından önemli bir gelişme. Türkiye, uluslararası hukuk çerçevesinde İsrail'in işgal politikalarını kınayan ülkeler arasında yer alıyor. Bu haber, Türkiye'nin BM nezdinde yürüttüğü Filistin'e destek politikalarına haklılık kazandırıyor. Ayrıca, İsrail yerleşim ürünlerine yönelik boykot kampanyalarının güçlenmesi, Türkiye'den yapılan benzer çağrıları destekler nitelikte. Türkiye'nin, bu ürünlerin menşeine ilişkin farkındalığı artırmak ve uluslararası platformlarda etiketleme kurallarının uygulanması için baskı yapmak gibi diplomatik girişimlerde bulunması beklenebilir.