ABD Senatosu’nun en etkili İsrail destekçilerinden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, kısa süren bir hastalığın ardından 71 yaşında hayatını kaybetti. 1955 doğumlu Güney Karolina senatörü, özellikle İsrail’in güvenliği ve ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığı konularında takındığı sert tutumla tanınıyordu. Graham’ın ölümü, Washington’da ve Tel Aviv’de yankı uyandırırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yayımladığı taziye mesajında Graham’ı “İsrail’in en sadık dostlarından biri” olarak nitelendirdi. Senatör, son olarak İsrail’in Gazze operasyonlarına verdiği destek ve İran’a yönelik yaptırım çağrılarıyla gündeme gelmişti.
Siyasi kariyeri ve İsrail bağlantısı
Lindsey Graham, 2003 yılından bu yana temsil ettiği Güney Karolina’dan 2002’de Senato’ya seçilmişti. Eski bir hava kuvvetleri avukatı olan Graham, Senato’da Silahlı Hizmetler Komitesi ve Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli üyelerindendi. İsrail yanlısı çizgisiyle bilinen senatör, Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi’nin (AIPAC) en yakın müttefiklerinden biriydi. 2015’teki İran nükleer anlaşmasına (JCPOA) şiddetle karşı çıkmış, anlaşmanın İsrail’in güvenliğini tehlikeye attığını savunmuştu. 2018’de ABD’nin İran’dan çekilmesinde önemli rol oynayan isimler arasındaydı. Graham, ayrıca ABD’nin Irak ve Afganistan savaşlarının da ateşli savunucusuydu; bu müdahalelerin “gerekli ve haklı” olduğunu sıkça dile getirmişti.
Senatör, 2023 Ekim’inde Hamas’ın İsrail’e saldırısının ardından Gazze’ye yönelik İsrail operasyonlarına tam destek vermiş, ABD’nin “İsrail’in yanında durması” gerektiğini vurgulamıştı. Aynı dönemde İran’a karşı daha sert yaptırımlar çağrısında bulunmuş, Suudi Arabistan ile normalleşme sürecini desteklemişti. Ölüm nedeni henüz resmen açıklanmazken, yerel basın “kısa süreli bir hastalık” ifadesini kullandı.
Bölgesel ve küresel yansımaları
Graham’ın ölümü, ABD’nin Orta Doğu politikasında önemli bir boşluk yaratabilir. Özellikle Cumhuriyetçi Parti içindeki İsrail yanlısı kanadın en sesli isimlerinden biri olan Graham’ın yokluğu, İran’a yönelik baskı ve İsrail’e askeri yardım gibi konularda Kongre’deki dinamiği etkileyebilir. Ancak Senato’daki Cumhuriyetçi çoğunluk, Graham’ın çizgisini sürdürecek isimler çıkarabilir. İsrail basını, Graham’ın cenazesine üst düzey İsrailli yetkililerin katılmasının beklendiğini duyurdu. Filistin tarafından ise Graham’ın ölümüne dair henüz bir açıklama yapılmadı; ancak Filistinli gruplar, Graham’ı “bölgede barışın önündeki engellerden biri” olarak nitelendirmişti.
Graham’ın ölümü, aynı zamanda ABD’nin dış askeri müdahalelerine yönelik eleştirileri de yeniden gündeme getirdi. Uzun yıllar boyunca “teröre karşı savaş” kapsamında ABD’nin yurtdışı operasyonlarını savunan Graham, bu politikaların yol açtığı sivil kayıplar ve bölgesel istikrarsızlık konusunda sıkça eleştirilmişti. Yine de özellikle Cumhuriyetçi tabanda saygı duyulan bir isim olan Graham, “bipartizan” iş birliği yapabilme becerisiyle de tanınıyordu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lindsey Graham’ın ölümü, Türkiye’nin Orta Doğu politikası açısından dolaylı etkiler doğurabilir. Graham, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının ve İsrail’e verdiği koşulsuz desteğin mimarlarındandı. Bu politikalar, Türkiye’nin İran ve İsrail ile ilişkilerini dolaylı olarak etkiliyordu. Graham’ın yokluğu, Kongre’de İran’a yönelik baskının azalmasına yol açabilir; bu da Türkiye’nin enerji ve ticaret alanında İran’la ilişkilerini bir nebze rahatlatabilir. Ancak Graham’ın yerini alacak isimlerin benzer bir çizgi izlemesi halinde mevcut politika devam eder. Ayrıca Graham’ın Türkiye’ye yönelik doğrudan bir açıklaması veya tutumu olmamakla birlikte, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını savunan duruşu, Türkiye’nin güvenlik endişeleriyle (özellikle PKK/YPG konusu) zaman zaman uyumsuzluk göstermiştir. Bu bağlamda, Graham’ın ölümü ABD’nin bölgesel politikasındaki dengeleri hafifçe değiştirebilir.