İsrail, Bosna Hersek'in Sırp varlığı olan ve büyük ölçüde özerk bir yapıya sahip Sırp Cumhuriyeti (Republika Srpska) ile yakın ilişkiler kurarak Balkanlar'daki diplomatik ağını genişletiyor. Bu gelişme, bölgedeki etnik ve siyasi ayrışmaları derinleştirirken, ABD ve Avrupa Birliği'nin Bosna Hersek'in toprak bütünlüğüne yönelik desteğine de meydan okuyor. İsrail'in Sırp Cumhuriyeti lideri Milorad Dodik ile kurduğu yakın bağ, özellikle Kudüs'te bir Sırp temsilciliği açılması ve askeri işbirliği anlaşmalarıyla somutlaşıyor.
İsrail-Sırp Cumhuriyeti Yakınlaşmasının Arka Planı
İsrail ile Sırp Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, özellikle 2020'lerin başında hız kazandı. Milorad Dodik, 2021 yılında Sırp Cumhuriyeti'nin Kudüs'te bir ofis açacağını duyurdu. Bu adım, Bosna Hersek'in merkezi yönetiminin ve uluslararası toplumun tepkisini çekti, çünkü Bosna Hersek'in dış politikasını üç etnik grup (Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar) birlikte yürütüyor. Dodik, bu hareketiyle İsrail'in Kudüs'teki egemenliğini tanıdığını dolaylı olarak göstermiş oldu. İsrail ise bu jeste karşılık olarak Sırp Cumhuriyeti'ne askeri teçhizat ve istihbarat desteği sağlamaya başladı. Bu işbirliği, Sırp Cumhuriyeti'nin Bosna Hersek'ten ayrılma yönündeki söylemleriyle birleşince, bölgedeki gerilimi artırdı.
Dodik, uzun süredir Sırp Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı veya Sırbistan ile birleşmesi yönünde açıklamalar yapıyor. 1995 Dayton Barış Anlaşması ile kurulan Bosna Hersek'in iki entitesinden biri olan Sırp Cumhuriyeti, geniş özerkliğe sahip. Ancak Dodik, anlaşmanın Sırp çıkarlarını yeterince korumadığını savunuyor. İsrail'in desteği, Dodik'in elini güçlendirirken, Bosna Hersek'in merkezi yönetimini zayıflatıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Sırp Cumhuriyeti ile yakınlaşması, Balkanlar'daki güç dengesini etkiliyor. Bu durum, özellikle Bosna Hersek'teki Boşnak nüfus ve Türkiye tarafından endişeyle karşılanıyor. Türkiye, Bosna Hersek'in toprak bütünlüğünü destekliyor ve Boşnakları yakın müttefik olarak görüyor. İsrail'in Sırp Cumhuriyeti'ne verdiği destek, Türkiye'nin bölgedeki etkisine karşı bir hamle olarak yorumlanabilir. Ayrıca, İsrail'in Sırbistan ile de güçlü bağları bulunuyor; Sırbistan'ın Kudüs'teki büyükelçiliğini taşıması bekleniyor. Bu durum, İsrail'in Balkanlar'da Sırp nüfuzunu artırma stratejisinin bir parçası.
ABD ve Avrupa Birliği, Bosna Hersek'in toprak bütünlüğünü vurgulasa da, İsrail'in bu tür adımlarına karşı somut bir yaptırım uygulamış değil. Dodik, Rusya ile de yakın ilişkiler içinde; Rusya, Sırp Cumhuriyeti'nin ayrılıkçı hareketlerini dolaylı olarak destekliyor. Bu üçlü ittifak (İsrail, Sırbistan, Rusya), Balkanlar'daki Batı karşıtı bloku güçlendiriyor. Aynı zamanda, İsrail'in İran'a karşı kurduğu ittifak ağında Bosna Hersek'teki Sırpların potansiyel bir rol oynaması da mümkün.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Balkanlar politikası açısından kritik bir sınamadır. Türkiye, Bosna Hersek'in toprak bütünlüğünü korumak ve Boşnakların haklarını savunmak için uzun süredir diplomatik ve ekonomik çaba harcıyor. İsrail'in Sırp Cumhuriyeti'ne desteği, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu zayıflatabilir ve Boşnaklar arasında güven kaybına yol açabilir. Ayrıca, İsrail-Rusya-Sırbistan ekseni, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve Karadeniz ile Ortadoğu arasındaki stratejik çıkarlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin bu dengeyi bozmamak için hem Bosna Hersek'in merkezi yönetimiyle hem de ABD ve AB ile koordinasyon içinde hareket etmesi gerekiyor.