İsrail'in ABD'deki kamuoyu desteğini canlandırmak için ayda 1.5 milyon dolar harcayarak Donald Trump'ın eski kampanya yöneticisi Brad Parscale'e yaptırdığı etki kampanyasının, özellikle genç muhafazakarlar arasında İsrail'e yönelik desteğin çöküşünü durdurmakta başarısız olduğu bildiriliyor. İsrailli yetkililer, kampanyanın hedeflenen MAGA tabanını etkilemek için milyonlarca dolar harcanmasına rağmen istenen sonucu alamadığını ve durumun daha da kötüleştiğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
İsrail, son yıllarda ABD'deki genç nesiller arasında giderek artan bir destek kaybıyla karşı karşıya. Özellikle liberal ve Demokrat eğilimli gençler, Filistin meselesine daha fazla ilgi gösterirken, muhafazakarlar arasında da İsrail'e yönelik sempati azalıyor. Bu durum, İsrail yönetimini endişelendiriyor ve ABD'deki kamuoyu desteğini yeniden kazanmak için yoğun bir lobi faaliyeti yürütüyor.
Geçen yıl, dönemin Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun talimatıyla, Trump'ın eski kampanya yöneticisi Brad Parscale ile aylık 1.5 milyon dolarlık bir sözleşme imzalandı. Parscale, Trump'ın 2016 ve 2020 seçim kampanyalarını yönetmiş ve MAGA hareketi üzerinde büyük etkisi olan bir isim olarak biliniyor. Kampanyanın amacı, özellikle genç muhafazakarlar arasında İsrail'e olan desteği artırmak ve bu grubun İsrail karşıtı söylemlerden etkilenmesini engellemekti.
Ancak son haftalarda yapılan anketler, kampanyanın başarısız olduğunu gösteriyor. 18-35 yaş arasındaki muhafazakar seçmenlerde İsrail'e destek oranı, geçen yıla göre daha da düştü. Özellikle Gazze'deki son çatışmalar ve Filistinli sivil kayıplar, genç muhafazakarların İsrail'e yönelik algısını olumsuz etkiledi.
Bölgesel veya küresel boyut
İsrail'in ABD'deki kamuoyu desteğini kaybetmesi, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki dengeleri de etkileyebilir. ABD, İsrail'in en önemli müttefiki ve en büyük askeri yardım sağlayıcısı konumunda. ABD kamuoyunda İsrail'e yönelik desteğin azalması, uzun vadede ABD yönetimlerinin İsrail'e yönelik politikalarını da etkileyebilir.
Brad Parscale'in kampanyasının başarısızlığı, aynı zamanda sosyal medya ve dijital iletişim araçlarının kamuoyu oluşturmadaki sınırlarını da gösteriyor. Trump'ın MAGA tabanını hedef alan bu tür kampanyalar, genç kuşakların habercilik ve bilgi kaynaklarına ulaşma biçimindeki değişime ayak uyduramamış görünüyor. Genç muhafazakarlar, geleneksel medyadan ziyade alternatif haber kaynakları ve sosyal medya platformları üzerinden bilgi alıyor; bu da kampanyanın mesajlarının hedef kitleye ulaşmasını zorlaştırıyor.
Öte yandan, İsrail karşıtı söylemlerin güçlenmesi, ABD'deki Yahudi toplumu içinde de tartışmalara yol açıyor. Bazı Yahudi örgütleri, İsrail'in politikalarını eleştirirken, İsrail yanlısı lobi grupları bu durumdan endişe duyuyor. Kampanyanın başarısızlığı, İsrail'in ABD'deki imajını düzeltmek için yeni stratejiler geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD kamuoyunda İsrail'e desteğin azalması, Washington'un bölgeye yönelik politikalarında değişikliklere yol açabilir. Türkiye, özellikle Filistin meselesinde İsrail'e daha eleştirel bir tutum sergiliyor. ABD'de İsrail'e yönelik kamuoyu desteğinin düşmesi, Türkiye'nin Filistin yanlısı pozisyonunu dolaylı olarak güçlendirebilir. Ayrıca, ABD-İsrail ilişkilerinde olası bir soğuma, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırabilir. Ancak, ABD'nin İsrail'e askeri ve diplomatik desteğinin kısa vadede azalması beklenmiyor; bu nedenle Türkiye'nin bu gelişmeyi dikkatle izlemesi, ancak stratejilerinde hemen değişiklik yapmasını gerektirecek bir durum söz konusu değil.