İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), 5 Nisan 2025 tarihinde Lübnan'ın güneyindeki sivil yerleşimlere yönelik tahliye emirleri yayımladı. Emirlerin ardından İsrail savaş uçakları, başta Nakura, Bint Jbeil ve Marjayoun bölgeleri olmak üzere çok sayıda noktayı hedef aldı. Saldırılarda en az 12 kişinin hayatını kaybettiği, onlarca kişinin yaralandığı bildirildi. İsrail, saldırıların Hizbullah'ın askeri altyapısına yönelik olduğunu açıklarken, Lübnanlı yetkililer saldırıları "savaş suçu" olarak nitelendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail'in Lübnan sınırında artan gerilim, 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşının ardından Hizbullah ile İsrail arasında yaşanan çatışmalarla tırmanmıştı. Son aylarda iki taraf arasında karşılıklı roket atışları ve hava saldırıları yoğunlaşmıştı. İsrail, Hizbullah'ın sınıra yakın bölgelerde konuşlandığı iddia ettiği füzeleri ve gözlem noktalarını vurduğunu belirtti. Lübnan hükümeti ise İsrail'in saldırılarının egemenlik ihlali olduğunu ve sivil kayıplara yol açtığını ifade etti. Birleşmiş Milletler, bölgede insani durumun kötüleştiğini ve 100 binden fazla kişinin yerinden edildiğini duyurdu.
Tahliye emirleri, özellikle sınır köylerinde yaşayan sivilleri hedef alıyordu. İsrail ordusu, Lübnan halkına bölgeyi terk etmeleri çağrısı yaparken, Hizbullah ise bu çağrıları "psikolojik savaş" olarak nitelendirdi. Çatışmaların Lübnan ekonomisine de ağır darbe vurduğu, turizm ve tarım sektörlerinin durma noktasına geldiği belirtiliyor.
Bölgesel Boyut
İsrail-Lübnan arasındaki gerilim, Ortadoğu'da geniş çaplı bir savaşa dönüşme riski taşıyor. İran destekli Hizbullah, İsrail'e karşı en önemli caydırıcı güç olarak görülüyor. ABD, Fransa ve Birleşmiş Milletler arabuluculuk çabalarını sürdürürken, İsrail'in saldırıları uluslararası toplumda tepki çekiyor. Arap Birliği, İsrail'i "sivil yerleşimleri hedef almakla" suçlarken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler tarafları itidal çağrısı yapıyor. Çatışmalar, Suriye'deki İran destekli milisleri de etkileyerek bölgesel bir yangının fitilini ateşleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgede tırmanan gerginliği endişeyle izliyor. Anadolu, özellikle enerji hatları ve ticaret yolları açısından Lübnan ve İsrail arasındaki krizden doğrudan etkilenebilir. Ayrıca Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve Kıbrıs meselesinde de bu çatışmaların yansımaları görülebilir. Türkiye, geçmişte Lübnan'da barış gücü bulundurmuş ve bölgedeki istikrarı önemsemiştir. Bu nedenle, İsrail-Lübnan çatışması Türk dış politikasını iki yönlü etkileyebilir: bir yandan misilleme ve daha geniş bir savaş riski Türkiye'nin güvenliğini tehdit ederken, diğer yandan Türkiye'nin arabuluculuk ve insani yardım kapasitesi öne çıkabilir. Ancak doğrudan bir Türkiye bağlantısı bulunmadığından, bu gelişme bölgesel istikrarsızlık bağlamında değerlendirilmelidir.