Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin doğusundaki Saint Nicholas Yetimhanesi'ne getirilen hasta bir yenidoğan, ülkenin en savunmasız çocukları arasında hızla yayılan bir Ebola salgınını tetikledi. Yerel sağlık yetkilileri çocuk evini gözetim altına alırken, en az iki bebek hayatını kaybetti. Salgın, bölgedeki sağlık altyapısının kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yetimhanede Ebola Alarmı
Doğu Kongo'da yıllardır devam eden Ebola salgını, bu kez en kırılgan hedefini buldu: yetim çocuklar. Saint Nicholas Yetimhanesi'ne kabul edilen bir yenidoğanın Ebola testinin pozitif çıkmasının ardından, yetimhanedeki diğer çocuklarda da virüs belirtileri görülmeye başlandı. Olay, 11 Mart 2025 tarihinde meydana geldi ve sağlık ekipleri acil müdahale başlattı.
Yetimhanede kalan 87 çocuktan 12'sinde Ebola benzeri semptomlar tespit edildi. Bunlardan ikisi, henüz 6 aylıkken hayatını kaybetti. Sağlık yetkilileri, ölen bebeklerin virüsün en yaygın türü olan Zaire Ebola virüsü ile enfekte olduğunu doğruladı. Yetimhanedeki diğer çocuklar ise karantina altına alındı ve yakın gözlem altında tutuluyor.
Kongo Sağlık Bakanlığı, olayın ardından yetimhaneyi karantina bölgesi ilan etti. Bakanlık sözcüsü Dr. Jean-Pierre Mulumba, 'Durum son derece hassas. En savunmasız çocuklarımızı korumak için elimizden geleni yapıyoruz' dedi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de bölgeye ekip gönderdi. Yetimhanede çalışan 4 bakıcı da kontrol altına alındı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Doğu Kongo, 2018'den beri aralıklarla Ebola salgınlarıyla mücadele ediyor. Bölge, silahlı çatışmalar ve zayıf sağlık altyapısı nedeniyle salgınlarla baş etmekte zorlanıyor. Yetimhanedeki salgın, virüsün yoğun nüfuslu alanlara sıçraması halinde ne kadar hızlı yayılabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, çocukların hijyen koşullarının yetersiz olduğu kurumlarda virüsün daha kolay yayıldığına dikkat çekiyor.
Kongo'da 2025 yılı Ocak ayından bu yana 47 Ebola vakası kaydedildi ve bunların 23'ü ölümle sonuçlandı. Yetimhane vakaları, toplam vaka sayısını artırırken, uluslararası toplumun dikkatini yeniden bölgeye çekti. WHO, salgının kontrol altına alınması için ek kaynak talep ederken, sınır komşuları da alarm durumuna geçti. Uganda ve Ruanda, Kongo ile olan sınırlarında sağlık taramalarını sıkılaştırdı.
Kongo'nun doğusunda faaliyet gösteren silahlı grupların sağlık çalışanlarına yönelik saldırıları, müdahaleyi zorlaştıran bir diğer faktör. Sadece 2024 yılında 12 sağlık çalışanı saldırılarda hayatını kaybetti. Bu durum, aşı ve tedavi çalışmalarını sekteye uğratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kongo'daki Ebola salgını, Türkiye'nin Afrika'da yürüttüğü sağlık diplomasisi ve insani yardım faaliyetleri açısından önem taşıyor. Türkiye, daha önceki Ebola salgınlarında Kongo'ya tıbbi malzeme ve uzman ekip göndermişti. Bu tür salgınlar, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünü sınama fırsatı sunuyor. Ayrıca, Afrika'da artan Türk yatırımları ve ticari ilişkiler düşünüldüğünde, salgının yayılması Türk iş insanları ve diplomatları için risk oluşturabilir. Türkiye'nin, salgınla mücadelede uluslararası çabalara katkı sunması, bölgesel istikrar ve sağlık güvenliği açısından kritik önemde.