İsrail genelinde Pazartesi günü on binlerce ultra-Ortodoks Yahudi, zorunlu askerlik hizmetine karşı kitlesel protesto gösterileri düzenledi. Göstericiler, başta Kudüs ve Tel Aviv olmak üzere birçok şehirde ana ulaşım arterlerini ve tren yollarını bloke ederken, bazı bölgelerde araçları ateşe verdi. Polis, olaylara müdahale için geniş güvenlik önlemleri alırken, en az 30 kişi gözaltına alındı. Protestoların odağında, ultra-Ortodoks topluluğa yönelik askerlik muafiyetinin kaldırılmasını öngören yasa değişikliği yer alıyor.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail'de ultra-Ortodoks topluluk (Haredi), tarihsel olarak dini eğitim kurumlarında (yeshiva) eğitim gördükleri gerekçesiyle zorunlu askerlikten muaf tutuluyor. Bu muafiyet, uzun süredir İsrail toplumunda seküler kesim ile dindar kesim arasında büyük bir gerilim kaynağı oluşturuyor. Yüksek Mahkeme, muafiyet uygulamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğuna hükmederek hükümete yeni bir düzenleme yapması için süre vermişti. Koalisyon hükümeti, ultra-Ortodoks partilerin desteğini kaybetmemek için konuyu sürekli ertelemekle eleştiriliyor. Son protestolar, muafiyetin kademeli olarak kaldırılmasını öngören yasa tasarısının Knesset'te görüşülmeye başlanmasının ardından patlak verdi.
Göstericiler, 'Tevrat'a dokunmayın' sloganlarıyla yürürken, askerlik yapmanın kendileri için dini bir yasak olduğunu savunuyor. Ultra-Ortodoks liderler, askere alınmanın topluluklarının dini kimliğini tehdit edeceğini ve asimilasyona yol açacağını iddia ediyor. Öte yandan, İsrail ordusu personel sıkıntısı çekiyor ve ultra-Ortodoksların askere alınmasının bu açığı kapatacağı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu protestolar, İsrail'in güvenlik politikaları ve toplumsal yapısı üzerinde derin etkiler yaratma potansiyeline sahip. Ultra-Ortodoks nüfusun hızla artması (2023 itibarıyla nüfusun yaklaşık %13'ü), zorunlu askerlik meselesini daha da kritik hale getiriyor. Ordu, gelecekte insan kaynağı ihtiyacını karşılamak için bu topluluğu entegre etmek zorunda olduğunu vurguluyor. Ancak protestoların şiddeti, hükümetin bu konuda ne kadar hassas bir dengede olduğunu gösteriyor.
Küresel ölçekte, ultra-Ortodoks topluluk İsrail diasporasının önemli bir parçası olup, ABD ve Avrupa'da da benzer tartışmalar yaşanıyor. Bu nedenle İsrail'deki gelişmeler, Yahudi diasporasının dini özgürlükler ve devletle ilişkiler konusundaki hassasiyetlerini yansıtıyor. Ayrıca, protestoların İsrail'in uluslararası imajına etkisi olabilir; zira ülke, Batı'da demokratik bir müttefik olarak algılanırken, içteki bu tür gerilimler zayıflık sinyali olarak yorumlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki ultra-Ortodoks protestoları, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da bölgesel istikrar bağlamında önem taşımaktadır. İsrail, Ortadoğu'nun askeri ve ekonomik olarak güçlü aktörlerinden biri olup, iç siyasi krizleri komşu ülkelerle ilişkilerini etkileyebilir. Özellikle Filistin meselesi ve Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları üzerindeki rekabet göz önüne alındığında, İsrail'deki siyasi belirsizlik Türkiye'nin bölgesel politikalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, iki ülke arasında son dönemde normalleşme çabaları sürerken, İsrail'in iç istikrarı bu sürecin seyrinde rol oynayabilir.