İsrail Meclisi (Knesset), 27 Ekim 2025 tarihinde erken genel seçim yapılmasına karar verdi. Karar, koalisyon hükümetindeki anlaşmazlıkların tırmanması ve bütçe krizinin derinleşmesi üzerine alındı. Ülkenin en uzun süre görev yapan başbakanı Binyamin Netanyahu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada seçimlerde yeniden aday olacağını doğruladı.
Seçim kararının arka planı
İsrail siyaseti son birkaç yıldır istikrarsızlıkla sarsılıyor. 2022 yılında yapılan son genel seçimlerin ardından kurulan koalisyon hükümeti, ideolojik farklılıklar ve kişisel çekişmeler nedeniyle sık sık kriz yaşıyordu. Özellikle Netanyahu'nun yargı reformu girişimleri, ülke çapında geniş çaplı protestolara yol açmış, hükümet ortakları arasındaki gerilimi artırmıştı. Son olarak 2025 yılı bütçesinin meclisten geçirilememesi, koalisyonun çöküşünü hızlandırdı.
Netanyahu, 1996-1999, 2009-2021 ve 2022'den bu yana olmak üzere toplamda 17 yılı aşkın süredir başbakanlık görevini yürütüyor. Yargılandığı yolsuzluk davalarına rağmen siyasi kariyerine devam eden Netanyahu, Likud partisinin başkanı olarak seçimlere girecek. Anketler, Likud'un Meclis'te en fazla sandalyeyi kazanabileceğini ancak tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamayabileceğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'deki erken seçim kararı, sadece iç siyaseti değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkileme potansiyeli taşıyor. İsrail, İran'ın nükleer programı, Filistin meselesi ve bölgedeki diğer güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya. Seçim sürecinde hükümetin dış politika konularında zayıf kalması, özellikle İran'a yönelik olası askeri harekatların ertelenmesine yol açabilir. Ayrıca, ABD yönetimi ile ilişkiler de Netanyahu'nun yeniden seçilmesi durumunda farklı bir boyut kazanabilir. İsrail'deki seçimler, bölge barış süreçlerini ve Arap ülkeleriyle normalleşme adımlarını da etkileyebilir.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, İsrail'deki seçimleri yakından takip ediyor. Özellikle Batı Şeria'daki yerleşim politikaları ve Doğu Kudüs'ün statüsü konusunda taraflar arasında derin görüş ayrılıkları bulunuyor. Netanyahu'nun olası zaferi, mevcut politikaların devamı anlamına gelirken, muhalefetin iktidara gelmesi ihtimali ise yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki erken seçim, Türkiye-İsrail ilişkileri açısından da önem taşıyor. Son yıllarda iki ülke arasında diplomatik temasların arttığı ve ticari ilişkilerin geliştiği bir dönem yaşanıyor. Ancak Netanyahu'nun yeniden seçilmesi, özellikle Filistin politikası konusunda Türkiye ile gerilimi tırmandırabilir. Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği projeleri nedeniyle İsrail'deki siyasi değişimlere duyarlı. Seçim sonucu, bölgesel ittifaklar ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji stratejisi üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir.