İsrail ile Yunanistan arasında, Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerini yakından ilgilendiren dev bir savunma anlaşmasına imza atıldı. İki ülke, balistik füze savunması, savaş uçakları ve insansız hava araçlarını (İHA) kapsayan yaklaşık 3 milyar euro (yaklaşık 3,2 milyar dolar) değerindeki "Aşil Kalkanı" adlı paket üzerinde mutabık kaldı. Anlaşma, İsrail Savunma Bakanlığı ile Yunanistan Savunma Bakanlığı arasında imzalandı. Bu kapsamlı savunma iş birliği, iki ülkenin Ege ve Doğu Akdeniz'deki stratejik ortaklığını askeri alanda da somut bir boyuta taşıması açısından büyük önem taşıyor.
Anlaşmanın Kapsamı ve Stratejik Hedefleri
İsrail Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, anlaşma paketi; balistik füze savunma sistemlerini, savaş uçaklarını ve insansız hava araçlarının yanı sıra mühimmat ve lojistik destek hizmetlerini içeriyor. Bu kapsamdaki sistemlerin, Yunanistan'ın hava savunma kabiliyetlerini önemli ölçüde artırması bekleniyor. Özellikle İsrail menşeli gelişmiş radar ve füze savunma teknolojileri, Yunanistan'ın Ege'deki hava sahasını daha etkin bir şekilde kontrol etmesine olanak tanıyabilir. Anlaşmanın, "Aşil Kalkanı" adıyla anılması, her iki ülkenin de bu savunma sistemine stratejik bir zırh işlevi yüklemesinden kaynaklanıyor. Görüşmelerin aylardır devam ettiği ve tarafların teknik ekiplerinin bir dizi ortak çalışma yürüttüğü biliniyor. Anlaşmanın imzalanması, bölgede artan güvenlik tehditlerine karşı ortak bir caydırıcılık mesajı olarak yorumlanıyor.
Bu kapsamlı paket, Yunanistan'ın yıllardır süregelen hava savunma açığını kapatmaya yönelik önemli bir adım olarak görülüyor. Yunanistan, özellikle son yıllarda artan göç baskısı ve bölgesel gerilimler nedeniyle hava sahasını ve deniz yetki alanlarını koruma konusunda daha donanımlı olmak istiyor. İsrail ise bu anlaşmayla Avrupa'daki bir NATO üyesiyle savunma sanayi alanında derin bir iş birliği tesis ederek, Doğu Akdeniz'deki nüfuz alanını genişletiyor. Anlaşmanın imzalanması, iki ülke arasındaki istihbarat paylaşımı ve askeri eğitim faaliyetlerini de kapsayan geniş kapsamlı bir savunma iş birliği anlaşmasının da önünü açabilir. Ayrıca, bu anlaşma, İsrail savunma sanayii için de önemli bir ihracat kalemi oluşturuyor.
Doğu Akdeniz'de Enerji ve Güvenlik Denkleminde Yeni Dönem
Bu savunma anlaşması, Doğu Akdeniz'de son yıllarda hızla şekillenen enerji ve güvenlik denkleminde önemli bir yer tutuyor. Yunanistan, İsrail ve Güney Kısmen tanınan Kıbrıs Rum Yönetimi ile enerji kaynaklarının çıkarılması ve taşınması konusunda yakın iş birliği yapıyor. Doğu Akdeniz'de keşfedilen doğal gaz yatakları, bölgesel güç dengelerini değiştirirken, bu kaynakların güvenliğinin sağlanması da öncelikli hale geliyor. Bu kapsamda Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma iş birliğinin derinleşmesi, bölgedeki enerji altyapısının korunmasına yönelik bir güvence olarak da değerlendiriliyor. Ayrıca, anlaşmanın, Avrupa Birliği üyesi olan Yunanistan üzerinden İsrail'in Avrupa savunma pazarına daha kolay erişimini sağlaması bekleniyor.
Bölgede Çin ve Rusya'nın artan etkisi de bu anlaşmanın önemini artırıyor. Yunanistan, Rusya'dan satın aldığı S-300 hava savunma sistemlerine sahip olsa da bu sistemlerin etkinliği tartışma konusu haline geldi. Batı ile ilişkileri geliştirme çabaları çerçevesinde Yunanistan, hava savunma sistemlerini yenilemek ve çeşitlendirmek istiyor. İsrail ile yapılan bu anlaşma, Yunanistan'ın Batı savunma sistemiyle entegrasyonunu artırırken, Rus yapımı sistemlere olan bağımlılığını da azaltabilir. Bu durum, NATO içinde de memnuniyetle karşılanacak bir gelişme olarak yorumlanıyor. Diğer yandan, İsrail'in bu anlaşmayla, Yunanistan'ın yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn ile imzaladığı normalleşme anlaşmaları sonrasında bölgesel savunma ağını daha da genişlettiği görülüyor.
Uzmanlar, bu anlaşmanın yalnızca askeri bir anlaşma olmadığını, aynı zamanda iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın bir göstergesi olduğunu vurguluyor. İki ülke arasındaki enerji, turizm ve ticaret alanlarındaki iş birliğinin savunma sanayi alanındaki bu büyük atılımla pekiştirildiği belirtiliyor. Bu durumun, bölgede yeni bir denge unsuru oluşturması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail ile Yunanistan arasındaki bu dev savunma anlaşması, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişmedir. Özellikle Ege ve Doğu Akdeniz'de Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan gerilimler göz önüne alındığında, Yunanistan'ın hava savunma kapasitesinin İsrail teknolojisiyle güçlendirilmesi, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir unsurdur. Türkiye, benzer hava savunma sistemlerini kendi envanterinde bulundurduğu için askeri dengenin tamamen bozulması beklenmese de, anlaşmanın bölgesel güç dengesinde psikolojik ve stratejik bir etkisi olacağı değerlendirilmektedir. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve Mavi Vatan doktrini düşünüldüğünde, bu anlaşmanın Yunanistan'ın elini güçlendirdiği ve Türkiye aleyhine bir cephe oluşturma potansiyeli taşıdığı söylenebilir. Türkiye'nin, kendi yerli ve milli savunma sanayii atılımlarıyla bu dengeyi korumaya çalışacağı ve bölgedeki diplomasi trafiğini hızlandıracağı öngörülmektedir. Ankara'nın, bu tür gelişmelere karşı hem askeri hem diplomatik olarak hazırlıklı olması beklenir.