İsrail yanlısı bir lobi ağı, Yunanistan ve Kıbrıs'ta 'Türkiye ortak düşman' söylemiyle parlamenter gruplar kurdu. Middle East Eye'ın haberine göre, ağ, her iki ülkenin yasama organlarında İsrail ile ilişkileri güçlendirmeyi ve Türkiye'ye karşı ortak bir cephe oluşturmayı hedefliyor. Bu gelişme, Doğu Akdeniz'deki gerilimin arttığı bir dönemde Ankara'nın bölgesel politikalarını doğrudan etkileyebilir.
Gelişmenin arka planı
İsrail yanlısı ağın Yunanistan ve Kıbrıs'ta parlamento grupları kurma girişimi, son yıllarda İsrail'in Doğu Akdeniz'deki diplomatik ve ekonomik ilişkilerini derinleştirme çabalarının bir parçası. Özellikle enerji alanında yaşanan işbirliği (Doğu Akdeniz gaz sahası, EastMed boru hattı projesi) ve savunma anlaşmaları, bu ülkelerle İsrail arasındaki bağları güçlendirmişti. Ancak yeni oluşum, ilişkileri parlamentolar düzeyine taşıyarak daha kurumsal ve kalıcı bir yapı oluşturmayı amaçlıyor.
Habere göre, grupların kurulmasında İsrail yanlısı lobi kuruluşları etkili oldu. Bu kuruluşlar, Yunan ve Kıbrıslı milletvekilleriyle temas kurarak, İsrail'in bölgedeki meşruiyetini artırmayı ve Türkiye'ye karşı ortak bir söylem geliştirmeyi hedefliyor. 'Türkiye ortak düşman' ifadesi, bu grupların motivasyonunu açıkça ortaya koyuyor. İsrail, son yıllarda Türkiye ile yaşadığı gerilimde Yunanistan ve Kıbrıs'ı doğal müttefik olarak görüyor.
Yunanistan ve Kıbrıs'ta halihazırda İsrail ile dostluk grupları bulunuyor olsa da, yeni oluşumun daha organize ve siyasi gündem oluşturma kapasitesi yüksek bir yapı olduğu belirtiliyor. Grupların, iki ülke parlamentolarında İsrail lehine yasama faaliyetlerini desteklemesi, hükümetlere baskı yapması ve kamuoyu oluşturması bekleniyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik rekabetin bir yansıması. Türkiye, son yıllarda bölgede artan askeri varlığı, enerji arama faaliyetleri ve Libya, Suriye gibi ülkelerdeki politikaları nedeniyle Yunanistan, Kıbrıs, Mısır ve İsrail gibi ülkelerle karşı karşıya gelmişti. İsrail'in bu ittifak ağı içinde yer alması, Ankara'nın bölgesel izolasyonunu derinleştirebilir.
Öte yandan, İsrail'in Yunanistan ve Kıbrıs ile ilişkileri, sadece Türkiye'ye karşı bir denge unsuru değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve güvenliği açısından da stratejik. Ancak İsrail'in Türkiye'yi açıkça 'ortak düşman' ilan eden grupları desteklemesi, Ankara ile Tel Aviv arasındaki normalleşme sürecine zarar verebilir. Son dönemde Türkiye-İsrail ilişkilerinde yaşanan yumuşama, bu tür adımlarla sekteye uğrayabilir.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, parlamenter grupların doğrudan hükümet politikalarını belirlemediğini, ancak kamuoyu ve siyasi söylem üzerinde etkili olabileceğini belirtiyor. Yine de bu tür oluşumlar, uzun vadede ikili ilişkilerdeki algıyı şekillendirebilir. Özellikle Yunanistan ve Kıbrıs'ta İsrail lehine güçlü bir lobi faaliyeti, AB içinde de İsrail'in pozisyonunu güçlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de karşı karşıya olduğu diplomatik ve güvenlik mimarisinin bir parçası. İsrail'in Yunanistan ve Kıbrıs ile kurduğu parlamenter gruplar, Ankara'nın bölgede artan izolasyonunu ve karşıt ittifak arayışlarını gözler önüne seriyor. Türkiye, son yıllarda Yunanistan ve Kıbrıs ile deniz yetki alanları, enerji kaynakları ve Kıbrıs sorunu gibi konularda yaşadığı anlaşmazlıklarda İsrail'in bu ülkelerle yakınlaşmasını dikkatle izliyor. Ayrıca, Türkiye-İsrail ilişkilerinde son dönemde yaşanan normalleşme çabaları, bu tür adımlarla zedelenebilir. Ankara'nın, bu oluşumu bölgesel barış ve istikrar açısından bir tehdit olarak görüp görmeyeceği ve nasıl bir karşı diplomasi izleyeceği merak konusu.