Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in ülkenin güneyindeki tarihi Sur kentine düzenlediği hava saldırısında en az sekiz kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin de yaralandığını açıkladı. Saldırının ardından İsrail ordusu, kısa süre içinde tüm kent sakinlerine tahliye çağrısı yaparak bölgedeki operasyonların genişleyeceği sinyalini verdi. Lübnan resmi haber ajansı NNA, ülkenin çeşitli bölgelerinde bir düzineden fazla noktaya daha saldırı düzenlendiğini bildirdi.
Saldırının arka planı ve gelişmeler
Saldırı, İsrail ile Hizbullah arasında sınır ötesi çatışmaların tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. İsrail, son haftalarda Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah hedeflerine yönelik hava operasyonlarını yoğunlaştırmış durumda. Sur kentine yönelik saldırı, sivil kayıpların artmasına neden olurken, uluslararası toplumdan da tepki çekiyor. Lübnan Başbakanı Necip Mikati, saldırıyı kınayarak uluslararası toplumu İsrail'i durdurmaya çağırdı. Öte yandan, İsrail ordusu yaptığı açıklamada, saldırının Hizbullah'ın askeri altyapısını hedef aldığını, ancak sivil kayıplarla ilgili henüz bir değerlendirme yapmadığını duyurdu.
Sur kenti, Akdeniz kıyısında yer alan ve tarihi limanıyla bilinen bir şehir. Kentin büyük bir kısmı Unesco Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor. Saldırının ardından kentte büyük panik yaşanırken, binlerce kişi kuzeye doğru kaçmaya başladı. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) bölgedeki durumu yakından takip ettiğini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar, Gazze'de devam eden savaşın bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. Hizbullah, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto amacıyla Ekim 2023'ten bu yana sınır ötesi saldırılar düzenliyor. İsrail ise Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah hedeflerine yönelik hava saldırılarını artırmış durumda. Son gelişmeler, tırmanan gerilimin bölgesel bir savaşa dönüşme riskini de beraberinde getiriyor. ABD ve Fransa başta olmak üzere Batılı ülkeler, taraflara itidal çağrısında bulunurken, İran'ın Hizbullah'a verdiği destek nedeniyle krizin daha geniş bir boyuta taşınabileceği endişesi hakim.
BM Güvenlik Konseyi, durumu görüşmek üzere acil toplantı talebinde bulundu. Bu arada, İsrail'in Sur kentine yönelik saldırısı, tarihi ve kültürel mirasın korunması açısından da endişe yaratıyor. Unesco, kentin hassas bölgelerinin zarar görmemesi için taraflara uyarıda bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'ın güneyindeki çatışmalar, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, başından beri İsrail'in Gazze saldırılarını şiddetle kınarken, bölgesel istikrarın bozulmasından endişe ediyor. Sur kentine yönelik saldırı, savaşın Lübnan'a sıçraması riskini artırarak Türkiye'yi de etkileyebilecek bir mülteci akınına yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri ve deniz yetki alanları, bu tür bir bölgesel krizden doğrudan etkilenebilir. Ankara, hem Hizbullah'ı hem de İsrail'i dizginlemek için diplomatik girişimlerini sürdürürken, bölgedeki Türk vatandaşlarının güvenliği için de tedbirler alıyor.