İsrail'de yapılan genel seçimlerin ardından sandık çıkış anketleri, hiçbir siyasi bloğun hükümet kurmak için gereken 61 sandalye çoğunluğuna ulaşamadığını gösteriyor. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, resmi sonuçların kesinleşmesinin ardından hükümet kurma görevini, en iyi konumda gördüğü adaya verecek. Siyasi partiler arasında koalisyon müzakereleri başlarken, ülke yeni bir siyasi belirsizlik dönemine giriyor.
Seçim Sonuçları ve Siyasi Denklem
İsrail'de 1 Kasım 2022'de yapılan seçimler, ülkenin son dört yılda beşinci kez sandık başına gidişi oldu. Sandık çıkış anketlerine göre, eski Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi ve müttefikleri (dini Siyonist partiler ve ultra-Ortodoks partiler) 60 civarında sandalye kazanırken, mevcut Başbakan Yair Lapid'in liderliğindeki Yesh Atid Partisi ve merkez-sol blok ile Arap partileri de benzer bir oy oranına ulaştı. Ancak hiçbir taraf 120 sandalyeli Knesset'te çoğunluğu sağlayamadı.
Kesin olmayan sonuçlara göre, Netanyahu bloku 60-61, Lapid bloku ise 54-55 sandalyede kalıyor. Arap kökenli Ra'am Partisi'nin desteğiyle mevcut koalisyon hükümeti ayakta duruyordu, ancak bu seçimde Ra'am'ın da Meclis'e girmesi bekleniyor. Bu durumda, hükümet kurma matematikleri son derece hassas hale geliyor.
Cumhurbaşkanı Herzog, koalisyon görüşmeleri için partilere yetki verecek. Anayasal olarak, Cumhurbaşkanı, hükümet kurma görevini Meclis'teki partilerle istişare ederek en yüksek sandalye sayısına sahip parti liderine veya koalisyon kurma şansı en yüksek olan adaya veriyor. Bu süreç genellikle birkaç hafta sürüyor ve ardından atanan kişiye 28 günlük hükümet kurma süresi tanınıyor. Gerekirse bu süre 14 gün daha uzatılabiliyor. Eğer hükümet kurulamazsa, Cumhurbaşkanı başka bir adaya görev verebiliyor veya Meclis'e seçimleri yenileme yetkisi veriyor.
Olası Senaryolar ve Zorluklar
Siyasi analistlere göre, Netanyahu'nun iktidara dönme şansı, aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi isimlerin partilerine bağlı. Bu partiler, yargı reformu ve Filistinlilere yönelik sert politikalar vaat ediyor. Ancak Netanyahu'nun devam eden yolsuzluk davası, koalisyon görüşmelerinde bir pazarlık unsuru olabilir. Öte yandan, Lapid'in mevcut koalisyonu koruması için Arap partilerinin desteğine ihtiyacı var; ancak Arap partileri genellikle hükümete doğrudan katılmak yerine dışarıdan destek vermeyi tercih ediyor.
Seçim sonuçlarının kesinleşmesi birkaç gün sürebilir. Bu süreçte, her iki taraf da koalisyon müzakereleri için temaslara başladı. İsrail siyasetinde son yıllarda yaşanan kilitlenmeler, seçimlerin tekrarlanmasına yol açmıştı. Bu kez de benzer bir durumun ortaya çıkması riski bulunuyor. Hükümet kurma çabaları başarısız olursa, İsrail 2023'te yeniden sandık başına gidebilir.
Uluslararası kamuoyu, İsrail'deki siyasi belirsizliği yakından izliyor. Özellikle ABD yönetimi, İsrail ile ilişkilerde istikrarı önemsiyor. Orta Doğu'da devam eden gerilimler ve İran nükleer anlaşması gibi konular, İsrail'in iç siyasetindeki dalgalanmalardan etkilenebilir. Ayrıca, Filistin-İsrail çatışmasında yeni bir hükümetin izleyeceği politika, bölgesel dengeleri değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki siyasi belirsizlik, Türkiye-İsrail ilişkilerini de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, son dönemde İsrail ile ilişkilerini normalleştirme sürecine girmişti. Yeni hükümetin kompozisyonu, bu sürecin seyrini etkileyebilir. Eğer Netanyahu ve aşırı sağcı ortakları iktidara gelirse, Filistin politikaları nedeniyle Türkiye ile ilişkilerde yeni gerilimler yaşanabilir. Öte yandan, istikrarsız bir İsrail hükümeti, bölgesel işbirliklerini de zayıflatabilir. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji denkleminde ve Suriye krizinde İsrail'in tutumunu dikkate almak durumunda. Bu nedenle, İsrail'de kurulacak hükümetin dış politikası, Türkiye'nin bölgesel stratejilerini etkileyebilir.