İsrail'de yaklaşan erken seçimler öncesinde yapılan bir kamuoyu yoklaması, ülkenin siyasi kilitlenmeden kurtulamayacağını ortaya koydu. Ankete göre, ne Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon ne de ana muhalefet ittifakı, hükümet kurmak için gereken 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşabilecek. Bu durum, İsrail'in dört yıl içinde beşinci kez sandık başına gitmesine rağmen siyasi istikrarsızlığın devam edeceğine işaret ediyor.
Anket Sonuçları ve Siyasi Tablo
Israel Democracy Institute tarafından 1-2 Şubat tarihlerinde yapılan ankette, Netanyahu'nun Likud partisi ve müttefikleri 52 sandalye kazanırken, ana muhalefet ittifakı Mavi-Beyaz da 33 sandalyede kaldı. Ortak Arap Listesi'nin 8, Yisrael Beiteinu'nun 7, Yeni Sağ'ın 7, Korsan Partisi'nin 3 ve diğer partilerin kalan sandalyeleri alacağı tahmin ediliyor. Hiçbir blok tek başına veya koalisyon ortağıyla birlikte 61 sandalyeye ulaşamıyor. En kritik nokta, ultra-Ortodoks partilerin Netanyahu ile ittifak yapmasına rağmen, koalisyonun 61 sandalyeye 8 sandalye kısa kalması. Muhalefet ise 33 sandalyeden 28 sandalye uzakta. Ankete göre, seçmenlerin %43'ü Netanyahu'nun başbakan olarak kalmasını isterken, %40'ı değişim istiyor.
Seçimlerin Zamanlaması ve Etkileri
Seçimlerin 2 Mart'ta yapılması planlanıyor. Ancak bu anket, mevcut koşullar altında hiçbir tarafın net bir zafer kazanamayacağını gösteriyor. Netanyahu yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya ve hakkında üç ayrı davada iddianame var. Bu durum, seçim kampanyasını etkiliyor. Öte yandan, Benny Gantz liderliğindeki Mavi-Beyaz ittifakı, Netanyahu'ya alternatif olarak öne çıkıyor ancak yeterli desteği alamıyor. Uzmanlar, İsrail'deki siyasi krizin derinleştiğini ve seçim sonrası uzun süreli bir koalisyon görüşmesi sürecinin yaşanacağını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail'deki siyasi belirsizlik, Orta Doğu'da istikrarsızlığı artırabilir. ABD'nin barış planı "Yüzyılın Anlaşması"nın açıklanmasına rağmen, İsrail'deki koalisyon hükümeti kurma zorluğu, Filistin meselesi ve İran tehdidi gibi konularda dış politikanın yavaşlamasına neden olabilir. Ayrıca, Hamas'ın Gazze'den roket saldırıları düzenlemesi ve İran'ın nükleer programı gibi konular, İsrail'in istikrarlı bir hükümete olan ihtiyacını artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki siyasi kilitlenme, Türkiye-İsrail ilişkileri açısından bir fırsat veya risk oluşturabilir. Mevcut hükümet, AK Parti döneminde inişli çıkışlı bir seyir izleyen ikili ilişkilerde, Netanyahu'nun devam etmesi durumunda gerginliklerin sürebileceği öngörülüyor. Ancak İsrail'deki belirsizlik, Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını ve Filistin meselesindeki duruşunu da etkileyebilir. Özellikle Mavi Vatan doktrini ve Doğu Akdeniz'deki doğalgaz arama faaliyetleri, İsrail ile iş birliği veya rekabeti gerektiriyor. Türkiye, İsrail'de istikrarlı bir hükümet olmaması durumunda, bölgesel politikalarda daha bağımsız hareket edebilir. Ancak uzun vadede, iki ülke arasında diplomatik ve ekonomik ilişkilerin yeniden canlanması için siyasi istikrar şart.