Lübnan'ın güneyindeki Sur (Tyre) kentinde bulunan Jabal Aamel Hastanesi, İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısında ağır hasar aldı. Saldırıda hastanenin yakınındaki binalar tamamen yıkılırken, en genç hasta olan prematüre bir bebeğin hayati tehlikesi bulunuyor. Hastane yetkilileri, yoğun bakım ünitesindeki kritik durumdaki hastaların tahliyesi için yoğun çaba sarf ediyor. Olay, İsrail-Lübnan sınırındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte sağlık altyapısının hedef alınmasına ilişkin uluslararası endişeleri artırdı.
Saldırının detayları ve arka planı
İsrail ordusu, Sur kentindeki Jabal Aamel Hastanesi'nin de bulunduğu bölgeyi hedef alan hava saldırısında, hastaneye 200 metre mesafedeki bir binayı vurdu. Saldırı sonucunda hastanenin bazı bölümlerinde camlar kırıldı, duvarlarda çatlaklar oluştu ve tıbbi ekipmanlar hasar gördü. Hastane sözcüsü Dr. Ali Halil, yaptığı açıklamada, yoğun bakım ünitesinde 3 kritik hastanın bulunduğunu ve bu hastalardan birinin yeni doğmuş prematüre bir bebek olduğunu belirtti. Dr. Halil, “Bebeğin solunum cihazına bağlı olarak yaşam mücadelesi veriyor. Saldırı sonrası elektrik kesintisi ve jeneratör arızası nedeniyle cihazın çalışması kesintiye uğradı. Şu an bebeği elle ventilasyon yaparak yaşatmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
İsrail ordusu ise saldırının, Hizbullah'a ait bir roket rampasını etkisiz hale getirmek için yapıldığını ve hastaneyi hedef almadığını savundu. Ordu sözcüsü, “Hedefimiz sadece terörist altyapıydı. Hastanenin hasar görmesi istenmeyen bir durumdur” dedi. Ancak Lübnan Sağlık Bakanlığı, uluslararası insancıl hukuka aykırı olarak sağlık tesislerinin yakınında askeri hedeflerin vurulmasını kınadı. Birleşmiş Milletler Lübnan Özel Koordinatörü Joanna Wronecka, saldırıyı ‘kabul edilemez’ olarak nitelendirdi ve tarafları çatışmaların sivil altyapıya zarar vermemesini sağlamaya çağırdı.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail ile Lübnan arasındaki sınırdaki çatışmalar, İsrail-Gazze savaşının ardından tırmanmış durumda. Hizbullah'ın 8 Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in kuzeyine roket atışları başlatmasıyla birlikte, İsrail ordusu da Lübnan'ın güneyinde yoğun hava saldırıları düzenliyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), son haftalarda 100 binden fazla kişinin yerinden edildiğini bildirdi. Saldırıda hasar gören Jabal Aamel Hastanesi, bölgedeki en büyük sağlık merkezlerinden biri olarak, hem Suriyeli mültecilere hem de yerel Lübnanlılara hizmet veriyor. Hastanenin kısmen kullanılamaz hale gelmesi, bölgedeki sağlık krizini derinleştirebilir. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, sağlık tesislerine yönelik saldırıların savaş suçu teşkil edebileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu olay, aynı zamanda İsrail'in sağlık altyapısını hedef almasına yönelik uluslararası eleştirilerin artmasına neden oldu. Daha önce Gazze'deki hastanelerin bombalanması da benzer bir tartışma yaratmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgedeki çatışmaların sivil altyapıya ve özellikle sağlık kuruluşlarına zarar vermesini endişeyle izlemektedir. Bu saldırı, Türkiye'nin daha önce Gazze'deki hastane saldırılarına karşı aldığı tavrı hatırlatmakta ve benzer şekilde Lübnan'da da sivil kayıpların önlenmesi için uluslararası toplumu harekete geçirme çağrısını güçlendirmektedir. Ayrıca, Sur kentinde yoğun olarak yaşayan Filistinli mülteciler, Türkiye'nin yakından ilgilendiği bir konudur. Türkiye, bu tür olayların bölgesel gerginliği artırarak Orta Doğu'da daha geniş bir çatışma riskini tetikleyebileceğini değerlendirmektedir. Bu nedenle, Ankara'nın hem diplomatik girişimlerini sürdürmesi hem de insani yardım mekanizmalarını devreye sokması olasıdır.