İsrail'in Lübnan'a yönelik hava ve kara saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 4.279'a yükseldi. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, saldırılarda 13.888 kişinin de yaralandığı bildirildi. Son 24 saat içinde çoğunluğu güney bölgelerde olmak üzere 8 kişi daha hayatını kaybetti. Saldırılar, Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmaların 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşına paralel olarak tırmanmasıyla yoğunlaştı. Başta Beyrut’un güney banliyöleri, Nebatiye ve Beka Vadisi olmak üzere birçok bölge yoğun bombardımana maruz kalıyor. BM verilerine göre, çatışmalar nedeniyle 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail, Lübnan sınırında artan roket atışlarına yanıt olarak Eylül 2024 itibarıyla harekâtı genişletti. Hizbullah'ın altyapısını hedef alan saldırılarda, aralarında üst düzey komutanların da bulunduğu çok sayıda örgüt üyesi etkisiz hale getirildi. Ancak sivil can kaybı da hızla artıyor. Sağlık Bakanlığı, ölenlerin yarısından fazlasının kadın ve çocuk olduğunu duyurdu. Uluslararası toplum ateşkes çağrıları yaparken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu operasyonların süreceğini belirtiyor. ABD'nin arabuluculuk girişimleri şu ana kadar sonuç vermedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan'daki çatışma, Orta Doğu'yu daha geniş bir savaşa sürükleme riski taşıyor. İran destekli Hizbullah'ın yanı sıra Yemen'deki Husiler de İsrail'e yönelik saldırılarını artırdı. Bölgedeki gerginlik, petrol fiyatlarını ve küresel tedarik zincirlerini etkiliyor. BM Güvenlik Konseyi, sivillerin korunması ve insani yardımların ulaştırılması için çağrı yaparken, Rusya ve Çin de diplomatik çözüm talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki çatışma, Türkiye'nin güney sınırlarına yakın bir güvenlik riski oluşturuyor. Türkiye, bölgede istikrarın bozulmasının kendi ulusal güvenliğini tehdit edebileceğini değerlendiriyor. Ayrıca, Lübnan'daki Türk vatandaşlarının tahliyesi ve insani krizle başa çıkma ihtiyacı doğabilir. Ekonomik olarak, Orta Doğu'daki tansiyon enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin cari açığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, diplomatik girişimleri desteklerken sınır güvenliği önlemlerini de artırmıştır.