İsrail buldozerleri, işgal altındaki Batı Şeria'da Ramallah yakınlarındaki Filistinlilere ait zeytinlikleri söktü. Yıllık hasat dönemine haftalar kala gerçekleşen olayda, yüzlerce zeytin ağacı yerinden söküldü. Filistinli köylüler, “Her şeyi kökünden söktüler” diyerek tepki gösterdi. İsrail ordusu, operasyonun güvenlik gerekçesiyle yapıldığını öne sürdü.
Olayın Arka Planı
Olay, Ramallah'ın kuzeybatısındaki köylerde meydana geldi. Görgü tanıklarına göre, İsrail askerleri bölgeye sabah erken saatlerde geldi ve buldozerler eşliğinde ağaçları sökmeye başladı. Filistinli çiftçiler, ağaçların onlarca yıllık olduğunu ve geçim kaynaklarının yok edildiğini belirtti. Zeytin, Filistin ekonomisinde ve kültüründe merkezi bir yer tutuyor; hasat mevsimi Ekim-Kasım aylarında yapılıyor. Bu yıl hasat öncesi yaşanan yıkım, bölgedeki gerilimi artırdı.
İsrail makamları, söz konusu arazilerin “devlet arazisi” olduğunu ve yasadışı yapılaşmanın önlenmesi amacıyla müdahale edildiğini savunuyor. Ancak Filistinliler, arazilerin tapulu olduğunu ve yıllardır tarım yapıldığını belirtiyor. Uluslararası hukuk uzmanları, işgal altındaki topraklarda yerleşimci faaliyetlerinin ve Filistinlilere ait mülklerin tahrip edilmesinin Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Batı Şeria'da zeytinliklerin sökülmesi yeni bir olgu değil. İsrail, yıllardır güvenlik veya imar gerekçesiyle Filistin köylerinde ağaç kesimi ve yıkım gerçekleştiriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023'te Batı Şeria'da 10 binden fazla zeytin ağacı yok edildi. Bu tür eylemler, Filistin tarım ekonomisini zayıflatmanın yanı sıra, bölgede yerleşimci şiddetini de tetikliyor. Uluslararası toplum, İsrail'i uluslararası hukuka uymaya çağırıyor ancak yaptırım mekanizmaları etkisiz kalıyor.
Olay, İsrail'in yeni hükümetinin göreve gelmesinden bu yana artan yerleşimci faaliyetleri ve Filistinlilere yönelik baskıların bir parçası olarak görülüyor. Avrupa Birliği ve ABD, zaman zaman endişelerini dile getirse de somut adım atmaktan kaçınıyor. Bu durum, Filistinliler arasında umutsuzluğu artırırken, iki devletli çözüm perspektifini daha da zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır destekliyor ve İsrail'in işgal altındaki topraklardaki uygulamalarını uluslararası platformlarda sık sık gündeme getiriyor. Bu olay, Türkiye'nin bölgedeki barış ve istikrar çağrılarını haklı çıkarıyor. Ankara, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olsa da, Filistinlilere yönelik bu tür eylemler ikili ilişkilerde tansiyonu yükseltebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ve güvenlik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin, Filistinlilerin haklarını savunmaya devam etmesi ve uluslararası toplumu harekete geçirmeye çalışması bekleniyor.