İsrail polisi, geçtiğimiz aylarda Kudüs'ün Ermeni Mahallesi'nde bir Ermeni çocuğa biber gazı sıkılması olayıyla ilgili soruşturmayı yeniden açtı. Olay, 2023 yılının sonlarında meydana gelmiş ve görüntülerin sosyal medyada yayılmasıyla büyük tepki çekmişti. İsrail polisinin başlangıçta soruşturmayı kapattığı, ancak kamuoyu baskısı ve uluslararası tepkiler üzerine yeniden başlattığı bildirildi. Saldırıda, bir İsrail polisinin henüz kimliği belirlenemeyen bir Ermeni çocuğa biber gazı sıktığı anlar güvenlik kameralarına yansımıştı. Olay, bölgede yaşayan Ermeni toplumunda infial yaratmış ve adalet talebiyle protestolar düzenlenmişti.
Olayın Arka Planı ve İsrail Polisinin Tutumu
Olay, Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde, Ermeni Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 10 yaşındaki Ermeni çocuk, arkadaşlarıyla oyun oynarken İsrail polisi tarafından hedef alındı. Görüntülerde, bir polisin çocuğa doğru biber gazı sıktığı ve çocuğun acı içinde yere düştüğü görülüyor. Olayın ardından Ermeni Patrikhanesi ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, saldırıyı kınayarak faillerin cezalandırılmasını talep etti. İsrail polisi başlangıçta olayla ilgili soruşturma başlatmış, ancak kısa süre sonra delil yetersizliği gerekçesiyle dosyayı kapatmıştı. Bu karar, hem İsrail içinde hem de uluslararası alanda eleştirilere yol açtı. Ermeni toplumu, soruşturmanın kapatılmasının ardından İsrail Yüksek Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. Mahkeme, polisin soruşturmayı yeniden açması gerektiğine hükmetti. Bunun üzerine İsrail polisi, olayla ilgili yeni bir soruşturma başlattığını duyurdu. Polis sözcüsü, "Olayla ilgili tüm deliller yeniden incelenecek ve sorumlular adalet önüne çıkarılacaktır" açıklamasını yaptı. Ancak Ermeni toplumu, soruşturmanın samimi bir şekilde yürütülmesi konusunda şüpheli.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'teki azınlıklara yönelik tutumu ve polis şiddeti konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ermeni cemaati, uzun süredir Kudüs'te artan baskı ve ayrımcılıkla karşı karşıya olduklarını belirtiyor. Özellikle son yıllarda Ermeni mülklerinin el konulması ve göçe zorlanma iddiaları gündemde. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, İsrail'i azınlık haklarını ihlal etmekle suçluyor. Olay, aynı zamanda İsrail ile Ermenistan arasındaki ilişkileri de germiş durumda. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayarak İsrail'den hesap sorulmasını istemişti. İsrail ise olayı münferit bir vaka olarak nitelendiriyor. Bölgedeki Hristiyan azınlıklar, İsrail'in Yahudi devleti kimliğini pekiştiren politikaları nedeniyle kendilerini ikinci sınıf vatandaş gibi hissettiklerini ifade ediyor. Kudüs'teki Ermeni Mahallesi, tarihi ve kültürel açıdan büyük önem taşıyor ve yaklaşık 2 bin Ermeni'nin yaşadığı tahmin ediliyor. Bu olay, Orta Doğu'daki Hristiyan varlığının korunması açısından da endişe verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail polisinin Kudüs'te bir Ermeni çocuğa yönelik biber gazı saldırısı soruşturmasını yeniden açması, Türkiye açısından birkaç boyutta önem taşıyor. Öncelikle, Türkiye, bölgedeki Hristiyan azınlıkların haklarının korunmasına önem veriyor ve bu tür olayları insan hakları ihlali olarak görüyor. Ayrıca, Türkiye-İsrail ilişkileri son yıllarda normalleşme sürecindeydi; ancak bu tür olaylar, ilişkilerde yeni bir gerilim yaratabilir. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle biliniyor ve Kudüs'teki azınlıklara yönelik saldırılar, Türkiye'nin İsrail'e yönelik eleştirilerini artırabilir. Öte yandan, Türkiye'nin Ermenistan ile yürüttüğü normalleşme görüşmeleri de göz önüne alındığında, bu olayın Türkiye'nin Ermeni toplumuna yönelik tutumunu etkilemesi beklenmiyor. Ancak, bölgesel istikrar açısından, İsrail'in azınlıklara yönelik politikaları, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltebilir ve Türkiye'nin bölgedeki barış çabalarını zorlaştırabilir.