ABD liderliğindeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, Irak'ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nden 30 Eylül'e kadar çekileceğini açıkladı. Karar, İran destekli grupların koalisyon güçlerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve Irak merkezi hükümetinin baskısı sonrası alındı. Çekilme, koalisyonun Irak'taki askeri varlığını önemli ölçüde azaltacak.
Çekilme kararının arka planı
Koalisyon sözcüsü yaptığı yazılı açıklamada, çekilme sürecinin Irak hükümeti ile koordineli yürütüleceğini belirtti. Karar, İran yanlısı Şii milis gruplarının Erbil ve Bağdat yakınlarındaki koalisyon üslerine düzenlediği roket ve İHA saldırılarındaki artışın ardından geldi. Son aylarda özellikle Erbil Havalimanı çevresindeki ABD üslerine yönelik saldırılar sıklaşmıştı.
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, geçtiğimiz aylarda koalisyon güçlerinin ülkeden çekilmesi için bir takvim belirlenmesi çağrısında bulunmuştu. Irak ile ABD arasında yürütülen müzakereler sonucunda, koalisyonun Kürdistan bölgesinden çekilmesi kararlaştırıldı. Çekilmenin ilk aşamasının 30 Eylül'de tamamlanması planlanıyor.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) kaynaklarına göre, çekilme kapsamında Kürdistan'daki bazı askeri üslerden asker ve teçhizat çıkarılacak. Ancak koalisyonun Irak'taki varlığı tamamen sona ermeyecek; Bağdat ve Ayn el-Esed Hava Üssü'nde sınırlı sayıda danışman ve eğitmen kalacak. Bu adım, İran'ın bölgedeki etkisini artırma çabası olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Koalisyonun Kürdistan'dan çekilmesi, Orta Doğu'daki güç dengelerini etkileyecek. İran, Irak'taki siyasi ve askeri nüfuzunu genişletmek için bu kararı fırsat olarak görüyor. Tahran, koalisyonun çekilmesini kendi güvenlik çıkarlarına uygun buluyor. Öte yandan, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltması, Washington'un önceliklerini Asya-Pasifik'e kaydırdığı yönündeki algıyı güçlendiriyor.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ise çekilme kararından endişeli. KBY yetkilileri, koalisyon güçlerinin varlığının DEAŞ tehdidine karşı caydırıcılık sağladığını ve çekilmenin güvenlik boşluğu yaratabileceğini belirtiyor. Irak ordusunun ve Peşmerge'nin DEAŞ ile mücadelede yeterli kapasiteye sahip olup olmadığı tartışılıyor.
DEAŞ, 2017'de Irak'ta askeri olarak yenilgiye uğratılmış olsa da hücre yapılanmaları varlığını sürdürüyor. Son aylarda Irak'ın kuzeyinde ve Suriye sınırında DEAŞ saldırılarında artış gözlemlendi. Koalisyonun çekilmesinin bu saldırıları daha da artırabileceği endişesi var.
Uluslararası kamuoyu, çekilme kararını dikkatle izliyor. NATO, koalisyonun çekilmesinin ittifakın Irak'taki eğitim misyonunu etkilemeyeceğini açıkladı. Ancak sahadaki güvenlik dinamiklerinin nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Koalisyonun Irak Kürdistanı'ndan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika hedefleri açısından karmaşık sonuçlar doğurabilir. Türkiye, PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki varlığına karşı sınır ötesi operasyonlar düzenliyor. Koalisyon güçlerinin çekilmesi, sahada oluşabilecek güç boşluğunda PKK ve uzantılarının hareket alanını genişletebilir. Öte yandan, İran'ın bölgedeki etkisinin artması, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki dengeleri açısından yeni riskler taşıyor. Türkiye, Irak merkezi hükümeti ve KBY ile ilişkilerini bu yeni dönemde yeniden ayarlamak durumunda kalabilir. Ayrıca, DEAŞ tehdidinin yeniden canlanması, sınır güvenliği ve terörle mücadele açısından ek yük getirebilir.