İsrail ordusu, Çarşamba günü Gazze Şeridi'nde bir camiyi hedef aldığını ve bu caminin Hamas tarafından silah deposu olarak kullanıldığını açıkladı. Saldırı, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde gerçekleşti. AFP'nin görüntüleri, saldırı sonrası bölgeden yükselen büyük bir duman bulutunu ve alevleri gösteriyor. Gaza Şehri'ndeki yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırların yakınında meydana gelen patlama, bölgedeki insani durumu daha da kötüleştirdi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan yazılı açıklamada, caminin Hamas'ın silah ve mühimmat depolamak için kullandığı bir tesis olduğu belirtildi. Saldırıda ölen veya yaralananların sayısına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak yerel sağlık kaynakları, çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalar, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği sürpriz saldırının ardından başladı. Saldırıda yaklaşık 1.200 İsrailli hayatını kaybetti ve 240'tan fazla kişi rehin alındı. İsrail'in karşı saldırısı, Gazze Şeridi'nde geniş çaplı bir yıkıma yol açtı. Sağlık Bakanlığı'na göre, şu ana kadar 40.000'den fazla Filistinli öldürüldü ve bölgenin büyük bir kısmı harabeye döndü. İsrail ordusu, Hamas'ın sivillerin arasına karışarak faaliyet gösterdiğini ve bu nedenle sivil altyapının hedef alındığını savunuyor. Ancak uluslararası toplum, sivil kayıpların artmasından endişe duyuyor.
İsrail ordusu, son haftalarda Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde Hamas'ın altyapısını hedef alan operasyonlarını yoğunlaştırdı. Özellikle Refah kenti, İsrail kara harekatına sahne oluyor. İsrail, Refah'taki Hamas taburlarını etkisiz hale getirmek için kara ve hava saldırıları düzenliyor. Ancak Refah'a yönelik saldırılar, Mısır sınırında sıkışmış yüz binlerce Filistinli mülteci için insani bir felakete yol açtı. Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşları, Refah'ta yaşayan insanların gıda, su ve tıbbi yardıma erişiminin kesildiği konusunda uyarıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in bu saldırısı, bölgedeki gerilimi daha da artırma potansiyeli taşıyor. İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında Lübnan sınırında çatışmalar sürerken, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıyor. İran, Hamas'ı desteklediğini açıkça belirtirken, birçok Arap ülkesi İsrail'in saldırılarını kınadı. Mısır ve Katar, ateşkes müzakerelerinde arabuluculuk yapıyor, ancak şu ana kadar kalıcı bir anlaşma sağlanamadı. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini yinelerken, sivil kayıpların azaltılması çağrısında bulunuyor.
Bu saldırı, uluslararası hukuk açısından da tartışma yaratıyor. Uluslararası toplum, cami gibi ibadethanelerin sivil altyapı olarak korunması gerektiğini savunuyor. İsrail ise, bir binanın savaş amaçlı kullanılması durumunda askeri hedefe dönüştüğünü ve bu nedenle saldırının yasal olduğunu iddia ediyor. Uluslararası Adalet Divanı, İsrail'in Refah'a yönelik saldırısını durdurma kararı almış olsa da İsrail bu karara uymadı. Bu durum, uluslararası hukukun uygulanabilirliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını defalarca kınadı ve Filistin halkının yanında olduğunu açıkladı. Bu saldırı, Türkiye'nin bölgedeki istikrar arayışını olumsuz etkiliyor. Türkiye, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme çabalarını sürdürürken, bu tür olaylar kamuoyunda büyük tepki yaratıyor ve hükümet üzerinde baskı oluşturuyor. Türkiye, Gazze'ye insani yardım göndermeye devam ediyor ve kalıcı ateşkes için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Ancak bu saldırı, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zora sokabilir ve bölgedeki gerginliği tırmandırma riski taşıyor. Türkiye'nin güvenliği açısından da bu durum, sığınmacı akını ve bölgesel istikrarsızlık gibi riskleri beraberinde getiriyor.