Washington'ın Yemen'deki Husilere yönelik askeri operasyonları durdurma kararı, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ı (MBS) zor durumda bıraktı. Trump yönetiminin, Suudi Arabistan'ın güvenlik öncelikleriyle çelişen bu adımı, Riyad'ın Yemen stratejisini yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Karar, Suudi liderliğinin arkasında duran ABD desteğinin sorgulanmasına neden olurken, bölgesel dengeleri de etkiliyor.
Gelişmenin arka planı
Yemen'de yıllardır süren iç savaşta Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, Husilere karşı mücadele ediyor. Ancak ABD'nin son dönemde Husilere yönelik doğrudan askeri müdahaleleri durdurması, Riyad'ın en büyük askeri destekçisini kaybetmesi anlamına geliyor. Trump yönetimi, İran'la olası bir nükleer anlaşma ve Orta Doğu'da gerilimi düşürme çabası kapsamında bu kararı aldı. Suudi Arabistan ise Husilerin İran'dan aldığı destekle giderek güçlendiğini ve kendi güvenliğinin tehdit altında olduğunu savunuyor. MBS, ABD'nin bu tutumunu "yarı yolda bırakma" olarak nitelendiriyor.
Uzmanlara göre, ABD'nin çekilmesi Suudi Arabistan'ı alternatif müttefikler aramaya itebilir. Özellikle Çin ve Rusya ile ilişkilerini derinleştiren Riyad, savunma alımlarında çeşitliliğe gidebilir. Ancak ABD ile olan stratejik ortaklık hâlâ kritik önemde. Bu durum, MBS'nin iç politikada da eleştirilere maruz kalmasına neden oluyor; zira Yemen savaşı Suudi ekonomisi ve itibarı üzerinde ağır bir yük oluşturuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen krizi, İran'ın bölgedeki nüfuzunu artırmasına olanak tanıyor. Husiler, İran'dan aldıkları destekle Suudi topraklarına yönelik saldırılarını sürdürüyor. ABD'nin geri çekilmesi, İran'ın Yemen'deki vekil güçlerini daha rahat kullanmasına zemin hazırlayabilir. Bu da Körfez'de yeni bir gerilim dalgasına yol açabilir. Öte yandan, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Yemen'deki insani krizin daha da kötüleşmesinden endişe ediyor. Milyonlarca insan açlık ve hastalıkla mücadele ediyor.
Trump'ın kararı, NATO müttefikleri ve Avrupa ülkeleri tarafından da dikkatle izleniyor. Avrupa, Suudi Arabistan'a silah satışını kısıtlamıştı; ABD'nin çekilmesi Avrupa'nın pozisyonunu daha da zorlaştırabilir. Ayrıca, küresel petrol piyasaları da bu gelişmelerden etkilenebilir; zira Suudi Arabistan'ın istikrarı enerji arz güvenliği için hayati.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde tarafsız bir tutum izlese de, Suudi Arabistan ile ilişkileri ve İran'ın bölgesel yayılmacılığı Ankara için önem taşıyor. ABD'nin Yemen'den çekilmesi, İran'ın nüfuz alanını genişletmesine yol açarsa, Türkiye'nin Güney Kafkasya ve Orta Doğu'daki dengeleri yeniden değerlendirmesi gerekebilir. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın savunma alımlarında çeşitliliğe gitmesi, Türk savunma sanayii için fırsatlar yaratabilir. Ancak Yemen'deki istikrarsızlık, bölgesel göç ve terör risklerini artırarak Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da etkileyebilir.