Uluslararası bir insan hakları kuruluşu tarafından yayımlanan yeni bir rapor, 2025 yılında patlayıcı silah kullanımına bağlı can kayıplarının büyük bir kısmından İsrail ordusunun sorumlu olduğunu ortaya koydu. Rapor, özellikle Gazze Şeridi ve Batı Şeria başta olmak üzere, işgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleşen saldırılarda 2025 yılının ilk altı ayında 2.500'den fazla sivilin hayatını kaybettiğini belirtiyor. Bu ölümlerin yüzde 70'inden fazlasının İsrail güçlerinin hava saldırıları ve topçu atışları sonucu meydana geldiği ifade ediliyor. Raporda ayrıca, patlayıcı silahların kentsel alanlarda yoğun şekilde kullanılmasının sivil kayıpları artırdığı vurgulanıyor.
Raporun detayları ve uluslararası tepkiler
Söz konusu rapor, 2025 yılının Ocak-Haziran dönemini kapsıyor. Verilere göre, İsrail'in patlayıcı silah kullanımına bağlı toplam 3.200 ölüm vakası tespit edildi. Bunlardan 2.550'si sivil, geri kalanı silahlı kişiler olarak kaydedildi. Rapor, İsrail'in Gazze'de düzenlediği hava operasyonlarında sıklıkla yüksek patlayıcılı bombalar kullandığını ve bu bombaların binaların tamamen yıkılmasına neden olduğunu belirtiyor. Ayrıca, Batı Şeria'da askeri noktalarda ve yerleşim yerlerinde topçu bombardımanı sonucu sivil ölümleri yaşandığı ifade ediliyor. BM, AB ve çeşitli insan hakları örgütleri raporu kınayarak, tarafları uluslararası insancıl hukuka uymaya çağırdı. İsrail yönetimi ise raporun taraflı olduğunu savundu ve operasyonların meşru müdafaa kapsamında yapıldığını iddia etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Raporun yayımlandığı dönemde, Orta Doğu'da tansiyon yüksek seyrediyor. İsrail'in Gazze'deki askeri harekatları, bölgedeki İran destekli grupların da tepkisine neden oluyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, rapora atıfta bulunarak İsrail'i sert şekilde eleştirdi ve "sivil katliamı" olarak nitelendirdi. Arap Birliği de raporu memnuniyetle karşıladığını duyurdu. Küresel ölçekte ise, patlayıcı silahların siviller üzerindeki etkisi giderek daha fazla tartışılıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, raporun ardından yaptığı açıklamada, "Patlayıcı silahların kentsel alanlarda kullanımı, uluslararası hukukun açık ihlalidir ve derhal durdurulmalıdır" ifadelerini kullandı. ABD yönetimi ise henüz resmi bir yorum yapmazken, Kongre'de bazı Demokrat vekiller raporun dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir Filistin davasına verdiği destekle bu tür raporları yakından takip etmektedir. Rapor, İsrail'in eylemlerini uluslararası platformlarda kınayan Türk dış politikası için ek bir argüman oluşturabilir. Özellikle AK Parti hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte benzer olaylarda İsrail'i sert şekilde eleştirmişti. Bu rapor, Türkiye'nin İsrail'e yönelik diplomatik baskılarını artırabilir ve bölgesel bir aktör olarak Filistin meselesindeki rolünü pekiştirebilir. Ayrıca, Türk kamuoyunda da bu haberin geniş yankı uyandırması bekleniyor.