İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentine çarşamba günü erken saatlerde baskın düzenledi. Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, baskın sırasında Filistinli şehitler için inşa edilen anıtlar buldozerlerle yıkıldı. İsrail ordusu, operasyon kapsamında Nablus'un birçok mahallesinde sokağa çıkma yasağı ilan etti, Filistinlileri gözaltına aldı ve bir okulu saha sorgulama merkezine dönüştürdü. Saldırıda can kaybı olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Operasyonun ayrıntıları ve tanık ifadeleri
Görgü tanıkları, İsrail askerlerinin gece yarısı kente girdiğini ve özellikle şehit anıtlarının bulunduğu bölgeleri hedef aldığını belirtti. Buldozerler eşliğinde ilerleyen askerler, anıtları yıktıktan sonra çevredeki dükkânları da zarar verdi. Nablus'un doğusundaki bazı mahallelerde elektrik ve su kesintileri yaşandığı, ambulansların yaralılara ulaşmakta zorluk çektiği öğrenildi.
İsrail ordusu, baskının "terör altyapısını" hedef aldığını öne sürerken, Filistin kaynakları operasyonun sivil alanlara yönelik bir cezalandırma olduğunu vurguladı. Gözaltına alınan Filistinlilerin sayısı ve kimlikleri henüz netleşmedi. Ancak yerel basın, aralarında çocukların da bulunduğu iddialarını gündeme getirdi.
Nablus, son aylarda İsrail güçlerinin sık sık baskın düzenlediği kentlerden biri. İsrail, Batı Şeria'da artan saldırıları "güvenlik" gerekçesiyle savunurken, uluslararası kuruluşlar bu operasyonların Filistinlilere yönelik toplu cezalandırma olduğunu belirtiyor. Bir okulun sorgu merkezine çevrilmesi, uluslararası hukukta eğitim kurumlarının korunması ilkesine aykırılık olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Olay, Orta Doğu'da tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu. Filistin yönetimi, saldırıyı kınayarak uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırdı. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak diplomatik kaynaklar, konunun BM Güvenlik Konseyi'ne taşınabileceğini belirtiyor.
ABD ve Avrupa Birliği'nden ilk tepkiler "itidal" çağrısıyla sınırlı kaldı. İsrail'in eylemleri, bölgede iki devletli çözüm umutlarını daha da zayıflatıyor. Uzmanlar, Batı Şeria'daki bu tür yıkımların Filistin halkında radikalleşmeyi artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Nablus'taki anıtlar, 2000'li yıllardaki İkinci İntifada'da hayatını kaybeden Filistinliler anısına dikilmişti. Anıtların yıkılması, Filistin kimliğine yönelik sembolik bir saldırı olarak yorumlanıyor. İsrail ise anıtların "terörü teşvik ettiği" iddiasıyla yıkım kararı aldığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, İsrail'in Nablus'taki operasyonunu yakından takip ediyor. Bu tür saldırılar, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü zorlaştırırken, kamuoyunda İsrail karşıtı duyguları güçlendiriyor. Ankara, uluslararası platformlarda Filistinlilerin haklarını savunmaya devam edeceğini açıklamıştı. Olay, Türkiye'nin İsrail ile normalleşme sürecini de olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Batı Şeria'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ve ticaret koridorları açısından stratejik öneme sahip Doğu Akdeniz'deki dengeleri de etkileyebilir. Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve istikrar için diplomatik girişimlerini artırması bekleniyor.