İsrail Meclisi (Knesset), Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği saldırıdaki güvenlik zaafiyetlerini araştırmak üzere bir komisyon kurulmasına yönelik yasa teklifini Pazartesi günü ilk okumada onayladı. Ancak muhalefet milletvekilleri, önerilen yapının bağımsızlıktan yoksun olduğu gerekçesiyle oylamayı boykot etti. Teklif, 44'e karşı 52 oyla kabul edilirken, muhalefetin çoğunluğu oturuma katılmadı. Yasanın yürürlüğe girebilmesi için üç okumadan geçmesi gerekiyor.
Gelişmenin Arka Planı
7 Ekim 2023'te Hamas militanları, İsrail'in güneyine düzenledikleri sürpriz saldırıda yaklaşık 1.200 kişiyi öldürmüş ve 250'den fazla kişiyi rehin almıştı. Saldırı, İsrail istihbarat ve askeri birimlerinin ciddi bir başarısızlığı olarak değerlendirilmişti. Olayın ardından Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti, kamuoyu baskısı ve uluslararası eleştirilerle karşı karşıya kalmıştı. Komisyonun kurulması fikri ilk kez Ekim 2023'te gündeme gelmiş, ancak hükümet ve muhalefet arasında yapısı ve yetkileri konusunda uzlaşma sağlanamamıştı. Muhalefet, komisyonun hükümetin kontrolünde olacağını ve gerçek bir soruşturma yürütemeyeceğini savunuyor.
Yasa teklifi, eski adalet bakanı ve sağcı siyasetçi Simcha Rothman tarafından hazırlanmıştı. Rothman, komisyonun yargıçlar tarafından yönetileceğini ve gerekli yetkilere sahip olacağını söylese de, muhalefet bu güvenceleri yetersiz buluyor. Oylama öncesinde Meclis'te yapılan tartışmalarda, muhalefet milletvekilleri komisyonun "hükümetin bir aracı" olacağını ileri sürdü. Ana muhalefet partisi Yesh Atid lideri Yair Lapid, "Bu bir örtbas komisyonudur. Gerçek bir soruşturma istiyorsak, bağımsız bir devlet komisyonu kurulmalı" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
7 Ekim saldırısı ve İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları, tüm Ortadoğu'da geniş yankı uyandırdı. Saldırı sonrası başlayan savaşta Gazze'de 40 bine yakın kişi hayatını kaybetti. Uluslararası toplum, özellikle Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, İsrail'i orantısız güç kullanmakla ve sivil kayıplara yol açmakla eleştirdi. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklese de, zaman zaman sivil kayıpların azaltılması çağrısında bulundu. Komisyonun kurulması, İsrail'in iç siyasetindeki kutuplaşmanın yanı sıra, uluslararası alanda ülkenin güvenlik politikalarına yönelik güveni yeniden tesis etme çabası olarak da görülüyor.
Muhalefetin boykotu, siyasi bölünmeleri derinleştirirken, komisyonun çalışmalarını da etkileyebilir. Eski güvenlik yetkilileri ve akademisyenler, bağımsız bir soruşturma olmadan hatalardan ders alınamayacağını belirtiyor. Ayrıca, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) savaş suçları iddialarını araştırması da, komisyonun kapsamını ve etkisini uluslararası boyuta taşıyabilir. Netanyahu hükümeti, UCM'nin kararlarını tanımadığını açıklamıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki bu gelişme, Türkiye-İsrail ilişkilerinde doğrudan bir değişikliğe yol açmasa da, bölgesel istikrar açısından önem taşıyor. Türkiye, 7 Ekim sonrası İsrail'in Gazze operasyonlarını şiddetle eleştirmiş ve iki devletli çözüm vurgusu yapmıştı. Bağımsız bir soruşturmanın eksikliği, İsrail'in uluslararası itibarını zedelerken, Türkiye'nin Filistin davasına desteğini güçlendirebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği ve savunma alanında Türkiye ile İsrail arasında potansiyel diyalog fırsatları, iç siyasi krizlerden etkilenebilir. Ankara, süreci yakından izlemekle birlikte, kalıcı barış için bağımsız ve kapsamlı bir soruşturmanın önemini vurgulamaya devam edecektir.