İsrail ordusu Cumartesi günü yaptığı açıklamada, güney Lübnan'da birkaç Hizbullah savaşçısını öldürdüğünü ve bir İsrail askerinin burada yaralandığını, ateşkesin yürürlükte olmasına rağmen operasyonların sürdüğünü bildirdi. Ordu, gece boyunca Lübnan'ın güneyinde İsrail'in "güvenlik bölgesi" olarak adlandırdığı alanda birkaç Hizbullah üyesinin tespit edildiğini ve bunlara karşı saldırı düzenlendiğini açıkladı. Olay, İsrail ile Lübnan arasında geçen ay varılan ateşkes anlaşmasının kırılgan yapısını bir kez daha gözler önüne serdi. Ateşkesin sağlanmasının ardından bölgede düşük yoğunluklu çatışmalar devam ederken, taraflar birbirlerini anlaşmayı ihlal etmekle suçluyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan yazılı açıklamada, askerlerin gece boyunca Lübnan'ın güneyinde devriye görevi yürüttüğü sırada Hizbullah savaşçılarının hareketliliğinin tespit edildiği ve ardından hava destekli bir operasyonla bu kişilerin etkisiz hale getirildiği belirtildi. Operasyon sırasında bir İsrail askerinin hafif şekilde yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi. IDF, Hizbullah'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ederek güvenlik bölgesine sızmaya çalıştığını iddia etti. Hizbullah tarafından ise konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Lübnanlı güvenlik kaynakları ise olayın, İsrail'in "kendi güvenlik çıkarları doğrultusunda hareket etmeye devam ettiğini" gösterdiğini belirterek, bu tür operasyonların ateşkesin kalıcılığına gölge düşürebileceği uyarısında bulundu. Ateşkes anlaşması, İsrail ile Lübnan arasında Kasım ayında imzalanmıştı. Anlaşma, çatışmaların sona erdirilmesini ve Hizbullah'ın silahlı varlığının güney Lübnan'dan çekilmesini öngörüyordu. Ancak anlaşmanın uygulanması konusunda taraflar arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, Ortadoğu'daki gerginliğin azalması yönündeki diplomatik çabalara rağmen bölgedeki kırılganlığın sürdüğünü gösteriyor. İsrail'in özellikle Lübnan'ın güneyinde "güvenlik bölgesi" adı altında tampon bir alan oluşturma politikası, Hizbullah'ın tepkisini çekiyor. Hizbullah'ın siyasi ve askeri kanadı, İsrail'in bu hamlesini egemenlik ihlali olarak değerlendiriyor. Öte yandan Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, tarafları ateşkese uymaya çağırıyor ancak şu ana kadar kalıcı bir çözüm sağlanamadı.
Uzmanlar, İsrail'in Hizbullah'a yönelik bu tür operasyonlarının, özellikle İran'ın bölgedeki nüfuzunu azaltmaya yönelik geniş çaplı stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor. İsrail, son yıllarda Suriye ve Lübnan'da İran destekli gruplara yönelik onlarca saldırı düzenledi. Lübnan'ın güneyinde yaşanan bu son çatışma, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirebilir. Ayrıca, ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmelerinin sekteye uğraması, uluslararası diplomasiyi güç durumda bırakıyor.
İsrail ile Lübnan arasındaki bu son gelişme, Haziran ayında yaşanan çatışmalı dönemden bu yana en ciddi ihlal olarak kayıtlara geçti. Ateşkes anlaşmasının korunması için tarafların soğukkanlılığını muhafaza etmesi ve uluslararası gözlemcilerin bölgedeki varlığının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Aksi takdirde, küçük çaplı bir çatışmanın büyük bir savaşa dönüşme riski bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in güney Lübnan'da Hizbullah'a yönelik operasyonları, Türkiye'nin komşu bölgelerdeki güvenlik dinamiklerini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğünün korunması ve bölgesel istikrarın sağlanması yönündeki geleneksel politikasını sürdürüyor. Bu tür çatışmalar, Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği ve deniz yetki alanları tartışmalarını da olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İsrail-Filistin meselesindeki duyarlılığı nedeniyle Türk kamuoyunda tepki çekebilecek bu gelişmeler, Ankara'nın bölgedeki arabulucu rolünü zorlaştırıcı etkenler arasında sayılabilir. Türkiye'nin istikrar ve diplomasiye dayalı dış politika anlayışı çerçevesinde, tarafları itidal ve diyaloğa davet etmesi beklenir.