İsrail ve Lübnan arasında, İsrail ordusunun Hizbullah ile savaş sırasında işgal ettiği güney Lübnan topraklarının bir kısmını Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne devretmesini öngören, ABD'nin desteklediği bir anlaşma çerçevesinde görüşmeler yürütülüyor. Reuters'ın İsrailli ve Lübnanlı yetkililere dayandırdığı habere göre, müzakerelerde Lübnan ordusunun sınır bölgesindeki varlığının güçlendirilmesi ve bu bölgelerin kontrolünün kademeli olarak devralınması öngörülüyor.
Gelişmenin arka planı
Öneri, yaklaşık bir yıldır devam eden İsrail-Hizbullah çatışmalarının ardından, tansiyonu düşürmeye yönelik diplomatik çabaların bir parçası olarak ortaya çıktı. İsrail ordusu, 2023 sonlarında başlattığı geniş çaplı operasyonlarla Lübnan sınırında birkaç kilometre derinliğe kadar ilerlemiş, Hizbullah'a ait askeri altyapıyı hedef almıştı. Plan kapsamında, İsrail'in çekileceği bölgelere Lübnan ordusu konuşlandırılacak ve Hizbullah'ın bu alanlara yeniden sızmasının engellenmesi için gerekli tedbirler alınacak.
ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararına atıfta bulunuluyor. 2006 Lübnan Savaşı'nı sona erdiren bu karar, Litani Nehri'nin güneyinde Hizbullah dışındaki silahlı grupların bulunmamasını öngörüyordu. Ancak yıllar içinde Hizbullah bölgedeki varlığını artırmış, İsrail de bu durumu güvenlik tehdidi olarak nitelendirmişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Anlaşmanın sağlanması halinde, sadece İsrail-Lübnan sınırında değil, tüm bölgede dengeleri değiştirmesi bekleniyor. İran destekli Hizbullah'ın güney Lübnan'daki askeri varlığının azalması, İsrail'in kuzey sınırındaki güvenlik endişelerini bir ölçüde giderebilir. Ayrıca, bu gelişme Lübnan'ın ekonomik krizden çıkış çabalarına da katkı sağlayabilir; zira savaş, ülkenin turizm ve ticaretini olumsuz etkilemişti.
Öte yandan, İsrail iç siyasetinde plana yönelik itirazlar bulunuyor. Bazı sağcı partiler, Hizbullah'a karşı kazanılan taktiksel avantajın terk edilmesinin güvenlik riski oluşturabileceğini savunuyor. Lübnan'da ise Hizbullah'ın siyasi kanadı, ordunun güneye konuşlanmasına yeşil ışık yakmış durumda. Örgüt, Lübnan ordusunun bu bölgelerdeki varlığını “ulusal egemenliğin tesisi” olarak değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgede tansiyonu düşürecek her diplomatik girişimi desteklediğini açıklarken, İsrail-Lübnan sınırındaki bu gelişme Ankara açısından da yakından takip ediliyor. Zira, Doğu Akdeniz'de güvenlik ve enerji jeopolitiği bağlamında, Lübnan'ın istikrarı Türkiye için önem taşıyor. Türkiye, bir yandan Lübnan'daki siyasi aktörlerle iyi ilişkiler sürdürürken, diğer yandan İsrail ile son dönemde normalleşme adımları atıyor. Bu planın hayata geçmesi, Türkiye'nin bölgedeki arabulucu rolünü güçlendirebilir ve Lübnan'ın yeniden imarına yönelik iş birliği fırsatları doğurabilir.