Reuters'ın haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve diğer üst düzey İsrailli yetkililer, 12 Temmuz Pazar günü ABD Senatörü Lindsey Graham'ın ölümü üzerine taziye mesajları yayımladı. İsrail liderleri, Graham'ın ölümüyle "sevgili bir dostlarını" kaybettiklerini belirtti. Netanyahu, yayımladığı mesajda, "Lindsey, İsrail'in güvenliği ile Amerika'nın güvenliğinin ayrılmaz olduğunu anlıyordu. Onun dostluğu ve desteği her zaman hafızalarımızda kalacak" ifadelerini kullandı. Graham, uzun yıllardır İsrail yanlısı duruşuyla tanınan bir Cumhuriyetçi senatördü.
Gelişmenin arka planı
Lindsey Graham, 2003'ten bu yana ABD Senatosu'nda Güney Carolina'yı temsil ediyordu. Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi'nin önde gelen üyelerinden olan Graham, İsrail'e yönelik askeri yardım paketlerinin savunucusu olarak biliniyordu. İsrail Başbakanı Netanyahu ile yakın ilişkiler kuran Graham, 2019 yılında ABD'nin Golan Tepeleri'nin İsrail egemenliğinde olduğunu tanımasına ön ayak olmuştu. Ayrıca İran nükleer anlaşmasına karşı çıkan Graham, Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak tanınması için de aktif lobi faaliyetleri yürütmüştü.
İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid de taziye mesajında, "Lindsey Graham, İsrail'in en büyük dostlarından biriydi. Onun vizyonu ve kararlılığı, iki ülke arasındaki bağları güçlendirdi" dedi. Savunma Bakanı Benny Gantz ise, "Graham, İsrail'in güvenliğine adanmış bir hayat yaşadı. Onun kaybı, sadece Amerika için değil, tüm özgür dünya için büyük bir kayıptır" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Lindsey Graham'ın ölümü, ABD'deki İsrail yanlısı lobinin önemli bir sesini kaybetmesi anlamına geliyor. Graham, özellikle Cumhuriyetçi Parti içinde İsrail'in en sadık müttefiklerinden biriydi. Onun yokluğu, Kongre'de İsrail'e yönelik askeri yardımın ve diplomatik desteğin sürdürülmesinde bir boşluk yaratabilir. Öte yandan, Graham'ın ölümü, ABD'nin Ortadoğu politikasında da bir değişikliğe yol açması beklenmiyor; çünkü İsrail-ABD ilişkileri kurumsal düzeyde güçlü bir şekilde devam ediyor.
Graham, İran'a yönelik sert yaptırımlar ve askeri caydırıcılık politikasının da önde gelen savunucularındandı. Onun ölümü, İran meselesinde Kongre'deki sertlik yanlısı seslerin bir ölçüde zayıflamasına neden olabilir. Ancak Graham'ın yerine geçecek olan yeni senatörün de büyük ölçüde benzer bir çizgi izlemesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lindsey Graham'ın ölümü, Türkiye-ABD ilişkilerinde doğrudan bir etki yaratmasa da, Graham'ın İsrail yanlısı duruşu ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikalarına karşı eleştirel tavrı hatırlanmalıdır. Graham, Türkiye'nin S-400 alımına karşı çıkan ve Yunanistan'ı destekleyen isimler arasındaydı. Bu bağlamda, Graham'ın kaybı, Türkiye aleyhine lobi faaliyetlerinin bir ölçüde zayıflamasına yol açabilir. Ancak bu durum, Türkiye-ABD ilişkilerinde köklü bir değişim beklentisi yaratmamalıdır; zira Kongre'deki Türkiye karşıtı eğilimler sadece Graham'a bağlı değildir.