İran, ABD'nin Pazartesi günü İran'a ait düzinelerce hedefi vurmasının ardından misilleme olarak Bahreyn ve Kuveyt'teki Amerikan askeri tesislerine saldırı düzenledi. ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM), Pazartesi günü İran'ın düzinelerce askeri noktasını vurduklarını açıklarken, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, tarafların tam ölçekli bir savaşa geri dönmesinin 'felaket' olacağı uyarısında bulundu. Çatışmalar son 24 saatte hızla tırmanırken, Orta Doğu'da kalıcı bir yangın riski giderek artıyor. İran Devrim Muhafızları, saldırıların ABD'nin bölgedeki 'işgalci varlığına' bir mesaj olduğunu duyurdu.
Gelişmelerin arka planı
Çatışmaların fitili, geçtiğimiz hafta İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de bir ABD savaş gemisine saldırması ve ardından ABD'nin Yemen'deki İran bağlantılı hedefleri vurmasıyla ateşlendi. ABD Savunma Bakanlığı, Pazartesi günkü saldırılarda İran'ın insansız hava aracı (İHA) üretim tesisleri ile füze depolarını hedef aldıklarını belirtti. ABD Başkanı yaptığı açıklamada, 'Amerikan askerlerine ve müttefiklerimize yönelik her saldırıya karşılık verme hakkımızı saklı tutuyoruz' dedi. İran ise BM'ye gönderdiği mektupta, saldırıların 'meşru müdafaa hakkı' kapsamında olduğunu savundu. Bölgedeki askeri kaynaklar, iki ülke arasındaki gerilimin 2020 yılında Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını belirtiyor.
Bahreyn ve Kuveyt'teki saldırılarda can kaybı olup olmadığına ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, bölgedeki hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi. İran'ın kullandığı füzelerin bir kısmının ABD'nin Patriot sistemleri tarafından düşürüldüğü, ancak bazılarının hedeflerine ulaştığı ifade ediliyor. Bölge ülkeleri alarm durumuna geçerken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafları itidal çağrısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Tahran ile Washington arasındaki bu son çatışma, sadece Orta Doğu'yu değil, küresel enerji piyasalarını da derinden etkiliyor. Petrol fiyatları saldırı haberlerinin ardından yüzde 6'nın üzerinde yükselirken, uluslararası toplum taraflara gerilimi düşürme çağrısı yapıyor. ABD'nin bölgedeki müttefiki İsrail, İran'ın saldırılarını kınarken, kendi güvenliği için gerekli tedbirleri aldığını duyurdu. İran'ın nükleer anlaşma müzakereleri sürerken bu tür bir askeri tırmanış, diplomatik çözüm umutlarını da zora sokuyor. Rusya ve Çin, ABD'yi 'orantısız güç kullanmakla' suçlarken, Avrupa Birliği her iki tarafa da itidal çağrısında bulundu. BM Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı alırken, Genel Sekreter Guterres tam ölçekli bir savaşın bölgesel ve küresel sonuçlarının 'yıkıcı' olacağını vurguladı. Analistler, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'i hedef almasının, ABD'nin Körfez'deki askeri varlığına doğrudan bir meydan okuma olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güney sınırında yeni bir kriz hattı oluşturma potansiyeli taşıyor. İran ve ABD arasındaki gerginlik, Türkiye'nin enerji güvenliğini doğrudan etkileyebilir; zira Türkiye, doğalgaz ve petrol ihtiyacının önemli bir kısmını bu bölgeden karşılıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Katar ve Bahreyn'deki askeri varlığı, bu saldırıların Türk güvenlik güçlerini de dolaylı olarak etkileme riski taşıyor. Ankara'nın hem İran hem de ABD ile dengeli ilişkiler sürdürme politikası, bu tür bir krizde daha da önem kazanıyor. Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerde bulunabilir ve NATO müttefiki olarak ABD'nin yanında yer almak ile İran'la komşuluk ilişkileri arasında hassas bir denge kurmak zorunda kalabilir.