İsrail'de 38 yıl aradan sonra ilk kez bir hükümet tam dört yıllık görev süresini tamamladı ve Knesset (meclis) resmen feshedildi. Ülke, 27 Ekim 2026'da yapılacak genel seçimlere hazırlanıyor. Bu gelişme, İsrail siyasetinde uzun yıllardır süren istikrarsızlığın ardından nispeten normalleşme sinyali olarak yorumlanıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümeti, görev süresi boyunca yargı reformu tartışmaları, Filistin politikası ve Gazze savaşının ardından gelen bölgesel baskılarla mücadele etti. Seçim kararı, siyasi partilerin seçim kampanyalarını hızla başlatmasına yol açtı.
1988'den bu yana ilk tam dönem
Knesset'in feshedilmesi, İsrail'de 1988'den bu yana ilk kez bir meclis döneminin doğal yollarla sona ermesi anlamına geliyor. Ülkede 1992 ile 2022 arasında 30 yılı aşkın sürede 14 erken seçim yaşanmıştı. Bu istikrarsızlık, koalisyon hükümetlerinin kısa ömürlü olması ve siyasi krizlerin sürekli tekrarlanmasından kaynaklanıyordu. Netanyahu liderliğindeki mevcut hükümet, 2022 sonunda kurulduktan sonra yargı reformu gibi tartışmalı adımlarla gündeme gelmişti. Ancak hükümet, dört yıllık süreyi tamamlamayı başararak siyasi bir rekor kırdı. Seçimlerin 27 Ekim'de yapılması, İsrail'in seçim sisteminde nadir bir durum: Normalde seçimler Salı günü yapılırken bu kez Salı gününe denk gelen 27 Ekim tarihi belirlendi.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail seçimleri, Ortadoğu'da birçok kritik dosyanın seyrini etkileyecek. Filistin yönetimiyle ilişkiler, Gazze'nin yeniden imarı, İran'ın nükleer programı ve ABD ile ilişkiler seçim sürecinde öne çıkacak konular arasında. Ayrıca İsrail'in son yıllarda Arap dünyasıyla normalleşme süreci (Abraham Anlaşmaları) ve Suudi Arabistan ile olası bir anlaşma zemini de seçim sonuçlarına bağlı olarak şekillenecek. Küresel ölçekte ABD'nin İsrail'e desteği, özellikle Gazze savaşı sonrası yaptırım tartışmalarıyla sınanmıştı. Seçim sonuçları, Washington ile ilişkilerde yeni bir dönemi başlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki seçimler, Türkiye ile İsrail arasındaki son dönemde normalleşme çabalarını etkileyebilir. Ankara, İsrail'le ticari ilişkileri sürdürürken Gazze savaşı sonrası siyasi gerilim yaşamıştı. Seçim sonucunda Netanyahu'nun güç kaybetmesi veya aşırı sağ partilerin etkisinin azalması, Türkiye-İsrail diyaloğunda yeni bir sayfa açabilir. Ancak Filistin politikası ve Kudüs statüsü gibi konular iki ülke arasında hassasiyetini koruyor. Bölgesel olarak Doğu Akdeniz enerji kaynaklarının paylaşımı ve Suriye'deki gelişmeler de seçim sonuçlarına bağlı olarak yeniden şekillenebilir.