İsrail, Yemen merkezli Husilere karşı askeri operasyonlarına devam ederken, üst düzey İsrailli yetkililer ABD’nin İran’a yönelik bir saldırısının bölgesel dengeleri kendi lehlerine çevireceğini düşünüyor. İsrail ordusu ve bazı siyasetçiler, ABD’nin İran’ı vurduğu, kendilerinin ise çatışmanın dışında kaldığı mevcut durumu ideal olarak nitelendiriyor. Özellikle Balyoz Dağı (Pickaxe Mountain) olarak adlandırılan stratejik bölgede Husilere karşı Trump yönetiminin sert bir darbe indirmesi bekleniyor.
Arka Plan: Husiler ve Bölgesel Tehditler
Husiler, İran’ın desteklediği silahlı grup olarak Yemen’de etkinliğini artırıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik insansız hava aracı ve füze saldırıları düzenleyen Husiler, son olarak İsrail’e de tehdit oluşturmaya başladı. İsrail, Husilerin kuzey sınırlarına sızma girişimlerini engellemek için hava saldırıları düzenlerken, bu grupların İran tarafından finanse edilmesi Tel Aviv’i endişelendiriyor.
İsrailli kaynaklara göre, Husilerin elindeki balistik füzeler ve insansız hava araçları, İsrail’in hava savunma sistemlerini zorluyor. İsrail, bu tehdidi bertaraf etmek için ABD ile koordinasyon halinde çalışıyor. Özellikle Trump döneminde imzalanan anlaşmalar ve askeri iş birliği, İsrail’in Husilere karşı daha etkili önlemler almasına olanak tanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri müdahalesi, sadece Husileri değil, tüm bölgeyi etkileyecek bir domino etkisi yaratabilir. İsrail, bu müdahalenin Husilerin lojistik ve mali desteğini keserek hareket kabiliyetini sınırlayacağını öngörüyor. Ancak, doğrudan bir ABD-İran çatışması, bölgedeki diğer vekil güçleri de harekete geçirebilir.
Rusya ve Çin’in İran’a verdikleri diplomatik destek, gerilimi daha da tırmandırabilir. Öte yandan, Suudi Arabistan ve BAE, Husilere karşı ortak bir cephe oluşturulmasını memnuniyetle karşılarken, Katar ve Umman gibi ülkeler daha temkinli bir duruş sergiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Yemen, Suriye ve Irak’taki dengeleri açısından kritik. ABD’nin İran’a müdahalesi, Türkiye’nin güney sınırlarında yeni bir güvenlik krizi yaratabilir. Özellikle İran destekli grupların Türkiye’ye yönelik tehditleri artabilir. Ayrıca, İsrail-Husi çatışmasının yayılması, Kızıldeniz’deki ticaret yollarını etkileyerek Türkiye’nin dış ticaretine zarar verebilir. Türkiye, bu süreçte diplomatik girişimlerini artırarak hem İran’la hem de Suudi Arabistan’la denge politikası izlemek zorunda kalabilir. Sonuç olarak, bölgesel istikrarsızlık Türkiye’nin enerji ve güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyecek.