GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

İsrail Güney Lübnan’da Israr Ediyor, Rubio Barış Planı’nı Satmaya Çalışıyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
İsrail Güney Lübnan’da Israr Ediyor, Rubio Barış Planı’nı Satmaya Çalışıyor
🇸🇬
📡 Asya/Doğu Medyası
Kaynak perspektifi: Singapur — Hükümete Yakın
🇸🇬 Singapur — Hükümete Yakın
Çeviri Kaynağı
Straitstimes — Bu haber, Straitstimes'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İsrail Savunma Bakanı, Çarşamba günü yaptığı açıklamada İsrail askerlerinin Güney Lübnan’daki mevzilerinden çekilmeyeceğini duyurarak, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bölgede İran ile ABD arasında önerilen barış anlaşmasını satmak için yürüttüğü diplomatik tura gölge düşürdü. Rubio, Körfez ülkeleri ve İsrail’i kapsayan turunda, Washington’un Tahran’la nükleer müzakerelerde ilerleme kaydettiğini ve buna paralel olarak bölgesel bir güvenlik çerçevesi oluşturmayı hedeflediğini vurguluyor. Ancak İsrail’in Lübnan’daki askeri varlığını kalıcı kılma ısrarı, Arap müttefiklerinin şüphelerini derinleştiriyor ve anlaşmanın uygulanabilirliğini sorgulatıyor.

Gelişmenin Arka Planı

Tel Aviv’de düzenlenen basın toplantısında konuşan İsrail Savunma Bakanı, “Güney Lübnan’daki varlığımız, Hizbullah’ın yeniden silahlanmasını engellemek ve kuzey sınırımızın güvenliğini sağlamak için kritik öneme sahip. Buradan ayrılmak, 2006 savaşından sonra yıllarca süren ateşkesin getirdiği kazanımları kaybetmek anlamına gelir” ifadelerini kullandı. Bakan, İsrail ordusunun BM Geçici Gücü’nün (UNIFIL) kontrol edemediği bölgelerde devriye gezdiğini ve Hizbullah’ın sınıra yakın noktalarda tüneller inşa ettiğine dair istihbarat raporları bulunduğunu belirtti. İsrail’in bu tutumu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararına açık bir meydan okuma olarak yorumlanıyor; karar, İsrail’in Lübnan’dan tamamen çekilmesini ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını öngörüyor.

Rubio’nun turu, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin İran’la yeni bir nükleer anlaşma için bastırdığı bir döneme denk geliyor. Eski başkan Donald Trump’ın 2018’de tek taraflı olarak çekildiği nükleer anlaşmanın yerine geçecek olan bu çerçeve, Tahran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini kısıtlama ve uluslararası denetime izin verme karşılığında yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını içeriyor. Rubio, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaptığı görüşmelerde, İran’la varılacak bir anlaşmanın bölgedeki gerilimi azaltacağını ve herkes için ekonomik fırsatlar yaratacağını savundu. Ancak Arap liderler, İran’ın nükleer programının askeri boyutuna ilişkin şeffaf olmadığını ve bölgesel vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü nüfuz operasyonlarını durdurmayacağını dile getiriyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut

İsrail’in Güney Lübnan’daki askeri varlığı, sadece Lübnan egemenliğini ihlal etmekle kalmıyor, aynı zamanda İran ile Suudi Arabistan arasındaki rekabeti de derinleştiriyor. Suudi Arabistan, İran’ın nükleer anlaşma kapsamında elde edeceği ekonomik rahatlamanın bölgedeki vekil savaşlarını finanse etmek için kullanılmasından endişe ediyor. Öte yandan Hizbullah, İsrail’in çekilmemesini “işgalin sürmesi” olarak nitelendiriyor ve Lübnan hükümetine baskı yaparak İsrail’e karşı diplomatik girişimleri artırmasını talep ediyor. Lübnan Başbakanı, uluslararası topluma çağrıda bulunarak İsrail’in topraklarındaki ihlallerinin sona erdirilmesini istedi; ancak ekonomik krizle boğuşan hükümetin askeri bir müdahale şansı bulunmuyor.

Rubio, İsrail’in endişelerini anlamakla birlikte, anlaşmanın her iki taraf için de güvenlik garantileri içerdiğini vurguladı. ABD’nin önerdiği çerçeveye göre, İran nükleer programını sivil amaçlarla sınırlandırmayı kabul ederse, İsrail ve Körfez ülkeleri dahil tüm bölge, Tahran’ın balistik füze programına da kısıtlamalar getirilmesini talep edebilecek. Ancak İran bu şarta şimdilik şiddetle karşı çıkıyor ve müzakerelerin çıkmaza girmesine neden oluyor. Bu hafta sonu Bahreyn’de düzenlenecek olan Körfez İşbirliği Konseyi toplantısında Rubio’nun Arap müttefiklerini anlaşmaya ikna etmek için son bir çaba göstermesi bekleniyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, İsrail’in Güney Lübnan’daki varlığının devam etmesini ve İran-ABD barış sürecindeki belirsizliği yakından takip ediyor. Ankara, hem İsrail’in bölgesel güvenliğe yönelik tehdit olarak gördüğü İran nükleer programına karşı dengeli bir tutum sergiliyor, hem de Lübnan’da istikrarın sağlanması için BM kararlarının uygulanmasını destekliyor. Türkiye’nin bu krizdeki temel endişesi, bölgede artan askeri gerilimin Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının paylaşımını ve Suriye’deki çatışmaları olumsuz etkilemesidir. Ayrıca, Türkiye-İran arasındaki ekonomik ilişkiler (doğal gaz ve ticaret) ile Türkiye-İsrail arasında son dönemde normalleşen diplomatik bağlar, Ankara’nın bu çok boyutlu krizde manevra kabiliyetini kısıtlıyor. Türkiye, ABD-İran müzakerelerinin başarısız olması halinde bölgesel dengelerin daha da bozulacağını ve yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalınabileceğini öngörüyor.

Etiketler:
İsrailLübnanMarco RubioABDİranbarış anlaşmasıGüney LübnanHizbullah

İlgili Haberler

ABD'den Körfez güvenliğine garanti: Rubio İran politikasını netleştirdi
Orta Doğu

ABD'den Körfez güvenliğine garanti: Rubio İran politikasını netleştirdi

2 dk önce

Türkiye savunma sanayii için kuantum yol haritasını açıkladı
Orta Doğu

Türkiye savunma sanayii için kuantum yol haritasını açıkladı

3 dk önce

Netanyahu'nun yolsuzluk davası tanıklığı 98 oturumun ardından sona erdi
Orta Doğu

Netanyahu'nun yolsuzluk davası tanıklığı 98 oturumun ardından sona erdi

4 dk önce

Basra Körfezi'nde mahsur kalan denizciler tahliye ediliyor
Orta Doğu

Basra Körfezi'nde mahsur kalan denizciler tahliye ediliyor

5 dk önce