İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'da Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) ait iki merkeze baskın düzenledi. Bu merkezler, yaklaşık 16 bin Filistinli mülteciye gıda, sağlık ve eğitim hizmeti sağlıyor. Baskınlar, uluslararası toplumun İsrail'in UNRWA'ya yönelik artan baskısına dair endişelerini artırırken, bölgedeki insani durumu daha da derinleştirdi.
Baskının Ayrıntıları ve UNRWA'nın Rolü
Olay, Orta Doğu Gözlemevi'nin (Middle East Eye) canlı blogunda bildirilen son dakika gelişmesi olarak duyuruldu. Haberde, İsrail askerlerinin UNRWA'nın Batı Şeria'daki merkezlerine girdiği ve ajansın faaliyetlerini engellediği belirtiliyor. UNRWA, 1949'dan bu yana Filistinli mültecilere temel hizmetler sunan en büyük Birleşmiş Milletler kuruluşlarından biri olarak öne çıkıyor. Ajans, yalnızca Batı Şeria ve Gazze'de değil, Lübnan, Ürdün ve Suriye'de de mülteci kamplarında eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler veriyor. Bu son baskınlar, İsrail'in UNRWA'yı hedef alan politikalarının bir parçası olarak yorumlanıyor. Daha önce İsrail yönetimi, ajansın Bazı çalışanlarının Hamas ile bağlantılı olduğu iddialarını gündeme getirmiş ve kurumun kapatılması çağrılarında bulunmuştu. BM ve uluslararası insan hakları örgütleri ise bu iddiaları reddederek, UNRWA'nın bölgedeki insani krizin hafifletilmesindeki kritik rolüne vurgu yapıyor.
Baskınların, özellikle Ramallah ve çevresindeki mülteci kamplarında yaşayan Filistinliler üzerinde derin bir etkisi oldu. Görgü tanıkları, askerlerin merkezlerdeki bilgisayarlara ve belgelere el koyduğunu, bazı çalışanları kısa süreli gözaltına aldığını aktardı. UNRWA yetkilileri, hizmetlerin aksamaması için koordinasyon çalışmalarının sürdüğünü ancak askeri operasyonların engeli nedeniyle insani yardım dağıtımında ciddi aksamalar yaşandığını kaydetti. Bölgede yaşayan 16 bin mülteci, gıda ve tıbbi malzeme gibi temel ihtiyaçlara erişimde zorlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
İsrail'in bu hamlesi, yalnızca Filistinli yetkililerin değil, aynı zamanda Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi Arap ülkelerinin de sert tepkisini topladı. Mısır Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, baskınların Uluslararası Hukuk'a aykırı olduğunu belirterek, İsrail'in uluslararası toplumun Filistin'e yönelik yardım çabalarını sabote ettiğini ifade etti. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında 'UNRWA'ya yönelik bu tür kısıtlamalar, on binlerce masum insanın hayatını tehlikeye atmaktadır' dedi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise, İsrail'e uluslararası insani hukuka saygı göstermesi çağrısında bulundu. Bu gelişme, Gazze'de devam eden savaşın gölgesinde, Batı Şeria'da tırmanan gerilimi de beraberinde getirdi. Son haftalarda İsrail ordusunun Batı Şeria kentlerine yönelik baskınları ve yerleşimci şiddeti önemli ölçüde artmış durumda. Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre, 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria'da en az 360 Filistinli yaşamını yitirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun yıllardır UNRWA'nın en güçlü destekçilerinden biri olarak öne çıkıyor. Ankara, birçok kez Filistinli mültecilerin haklarının korunması gerektiğini vurgulamış ve ajansa maddi katkılarda bulunmuştur. Bu baskınlar, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği daha da güçlendirecek bir nitelik taşıyor. Türk yetkililerin insani yardım kuruluşlarına yönelik bu tür saldırıları kınaması ve uluslararası topluma çağrıda bulunması beklenebilir. Ayrıca, İsrail ile ilişkilerin normalleşme sürecinde olmasına rağmen, bu tür olaylar Ankara'nın Tel Aviv'e yönelik tutumunu sertleştirebilir. Bölgesel istikrar açısından, Batı Şeria'daki bu gelişme, Türkiye'nin Orta Doğu'daki arabuluculuk çabalarını da olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin Filistinli gruplar arasında diyalog kurma girişimleri ve Kudüs'ün statüsüne yönelik hassasiyeti düşünüldüğünde, bu baskının bölgedeki dengeleri değiştirebileceği değerlendiriliyor.