İsrail güçlerinin Güney Suriye'nin Kuneytra vilayetinde bir kişiyi gözaltına aldığı ve bölgedeki askeri operasyonlarını genişlettiği bildirildi. Suriye devlet televizyonu, Kuneytra'da düzenlenen baskında bir kişinin gözaltına alındığını, aynı gün İsrail askerlerinin Dera ve Şam kırsalında da operasyonlar gerçekleştirdiğini duyurdu. Haberde, gözaltına alınan kişinin kimliği ve akıbeti hakkında bilgi verilmedi. Olay, İsrail'in son aylarda Suriye topraklarındaki askeri varlığını ve müdahalelerini artırdığı bir dönemde meydana geldi.
Gelişmenin arka planı
İsrail, uzun süredir Suriye'de İran bağlantılı hedeflere yönelik hava saldırıları düzenliyor. Ancak son dönemde kara operasyonları ve gözaltı faaliyetleri de gözlemleniyor. Kuneytra, İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'ne komşu bir bölge olması nedeniyle stratejik öneme sahip. 2019'da ABD'nin Golan'daki İsrail egemenliğini tanımasının ardından bölgedeki gerilim daha da arttı. Suriye rejimi, İsrail'in bu tür eylemlerini egemenliğine tecavüz olarak nitelendiriyor ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor. İsrail ise operasyonlarını İran'ın Suriye'deki askeri konsolidasyonunu engellemek ve kendi güvenliğini korumak için gerekli savunma tedbirleri olarak açıklıyor.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) gibi yerel izleme grupları, son haftalarda İsrail güçlerinin Kuneytra ve Dera kırsalında köylere baskınlar düzenlediğini, çiftçileri sorguladığını ve bazı kişileri gözaltına aldığını rapor ediyor. Bu baskınlar, bölgedeki siviller arasında korku ve belirsizlik yaratıyor. SOHR'a göre, İsrail ordusu ayrıca sınır hattı boyunca mayın temizleme ve gözetleme faaliyetleri yürütüyor. Suriye hükümeti, BM Güvenlik Konseyi'ne defalarca başvurarak İsrail saldırılarını kınasa da, uluslararası alanda etkili bir yaptırım mekanizması işletilemiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in Suriye'deki eylemleri, bölgesel dengeleri sarsma potansiyeli taşıyor. İran, Suriye'deki varlığını korumak için İsrail'e karşılık verme tehdidinde bulunuyor. Rusya, Suriye'deki askeri üsleri ve siyasi etkisiyle denge unsuru olmaya çalışsa da, İsrail ile arasında hassas bir eşgüdüm mekanizması olduğu biliniyor. ABD ise İsrail'in güvenlik endişelerini desteklemekle birlikte, gerilimin tırmanmasından kaçınılması çağrısı yapıyor. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaparak İsrail'in ihlallerini kınıyor ve bölgede kalıcı barış için siyasi çözüm çağrısını yineliyor.
Uluslararası hukuk açısından, İsrail'in Suriye topraklarında gerçekleştirdiği gözaltı ve operasyonlar, Suriye'nin egemenliğinin ihlali olarak değerlendiriliyor. BM Şartı'nın 2. maddesi, üye devletlerin toprak bütünlüğüne saygıyı ve kuvvet kullanma yasağını hatırlatıyor. Ancak pratikte, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin veto yetkisi nedeniyle etkili bir yaptırım uygulanamıyor. Bu durum, benzer ihlallerin devam etmesine zemin hazırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Güney Suriye'deki artan askeri faaliyetleri, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini savunurken, İsrail'in bu tür ihlalleri karşısında sessiz kalmıyor. Özellikle Kuneytra ve Dera gibi bölgelerdeki istikrarsızlık, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve mülteci akınlarını etkileyebilir. Ayrıca, İsrail'in İran hedefli operasyonları, Türkiye'nin İran ile yürüttüğü diplomatik diyalog ve bölgesel denge politikaları üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye, BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda İsrail'in saldırılarını gündeme getirmeye devam ediyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Suriye politikasında askeri ve diplomatik angajmanını daha da önemli kılıyor.