Birleşik Arap Emirlikleri'nin ulusal havayolu Etihad Airways ve Katar'ın bayrak taşıyıcısı Qatar Airways, Suudi Arabistan'ın çeşitli şehirlerine düzenledikleri uçuşları süresiz olarak askıya aldı. Şirketlerden yapılan açıklamalara göre karar, Suudi makamlarının uygulamaya koyduğu operasyonel kısıtlamalar ve hava sahası düzenlemeleri nedeniyle alındı. Uçuş iptalleri, Körfez bölgesinde son haftalarda artan diplomatik gerginliğin ardından geldi.
Uçuş askıya almaların arka planı
Etihad Airways, başkent Abu Dabi ile Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ve liman kenti Cidde arasındaki seferlerini durdurduğunu duyurdu. Şirket sözcüsü, kararın "operasyonel nedenler" kaynaklı olduğunu belirtirken, etkilenen yolculara alternatif düzenlemeler yapılacağını ifade etti. Qatar Airways ise Doha'dan Riyad, Cidde ve Dammam'a yapılan uçuşların geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Her iki havayolu da iptallerin ne kadar süreceğine dair net bir takvim vermedi.
Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi (GACA), konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak havacılık kaynakları, Suudi hava sahasında uygulanan yeni prosedürlerin ve izin süreçlerindeki gecikmelerin bu kararda etkili olduğunu belirtiyor. Bölgedeki havayolları, Suudi Arabistan'a uçuşlarda önceden alınan slot izinlerinin artık daha sıkı denetlendiğini aktarıyor.
Bu gelişme, 2017-2021 yılları arasında Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır'ın Katar'a uyguladığı abluka dönemini akıllara getirdi. Abluka 2021'de sona ermiş ve Körfez ülkeleri arasında ilişkiler normalleşme sürecine girmişti. Ancak son aylarda özellikle Suudi Arabistan ile BAE ve Katar arasında ekonomik ve siyasi rekabet yeniden görünür hale geldi.
Bölgesel ve küresel boyut
Körfez ülkeleri arasındaki hava bağlantıları, hem iş dünyası hem de milyonlarca gurbetçi için kritik önem taşıyor. Suudi Arabistan, BAE ve Katar'da geniş bir yabancı iş gücü bulunuyor ve bu kişiler sık sık ülkeler arasında seyahat ediyor. Uçuşların askıya alınması, özellikle aile ziyaretleri ve iş seyahatleri için alternatif rotaları gündeme getirecek. Karayoluyla seyahat süreleri göz önüne alındığında, bu durumun ekonomik maliyeti yüksek olabilir.
Havacılık uzmanları, kararın arkasında yalnızca teknik nedenler olmadığını, aynı zamanda Suudi Arabistan'ın son dönemde hava sahası ve havayolu operasyonları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırma çabalarının yattığını değerlendiriyor. Riyad yönetimi, 2030 Vizyonu kapsamında ulusal havayolu Riyadh Air'i güçlendirmeye ve bölgesel havacılık merkezi konumunu pekiştirmeye çalışıyor. Bu hedef, BAE ve Katar'ın havacılık sektöründeki liderliğine meydan okuyor.
Öte yandan, İsrail ile bazı Körfez ülkeleri arasındaki normalleşme süreci ve Yemen'deki ateşkes çabaları gibi bölgesel gelişmeler, havayolu şirketlerinin rotalarını etkileyebiliyor. Suudi Arabistan'ın İsrail uçuşlarına yönelik tutumu ve hava sahası kullanımı konusundaki hassasiyeti, sivil havacılık operasyonlarına da yansıyabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etihad ve Qatar Airways'in Suudi şehirlerine uçuşları askıya alması, Türk dış politikası ve ekonomisi açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Körfez ülkeleriyle son yıllarda ekonomik ve siyasi ilişkilerini güçlendirmiş, özellikle Suudi Arabistan ve BAE ile ticaret ve turizm bağlarını genişletmişti. Bu tür havacılık kısıtlamaları, bölgesel istikrarsızlığın bir göstergesi olarak yatırım ve turizm akışını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türk Hava Yolları (THY), Körfez'deki bu tür aksaklıklarda alternatif rotalar sunarak rekabet avantajı elde edebilir. Ancak kalıcı bir gerilim, bölgedeki genel ekonomik iklimi bozarak Türkiye'nin Körfez'le olan ticaretine de zarar verebilir. Türkiye'nin dengeli diplomasisi, bu tür krizlerde arabuluculuk rolü üstlenmesi için fırsat yaratabilir.