İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) kıdemli komutanları, önümüzdeki aylar içinde Gazze Şeridi'nde geniş çaplı askeri operasyonlara yeniden başlamayı değerlendiriyor. Channel 12'nin haberine göre, Tel Aviv yönetimi şu anda yürürlükte olan ateşkes anlaşmasının çökmesi durumunda, Hamas'ın askeri kanadını tamamen yok edene kadar savaşı sürdürme niyetinde. Bu plan, İsrail'in kuzey sınırında Hizbullah ile yaşanan gerginliklerin azalmasının ardından, askeri kaynaklarını yeniden Gazze'ye yönlendirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Planın detayları ve stratejik hedefler
Söz konusu rapora göre, İsrail Genelkurmay Başkanlığı, Gazze'deki operasyonların ikinci aşaması olarak adlandırılan bir plan üzerinde çalışıyor. Bu plan kapsamında, hava saldırılarının yoğunlaştırılması, özel kuvvetlerin hedefli baskınları ve sivil kayıpları en aza indirmek için yeni taktikler uygulanması öngörülüyor. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın da onayını alan plan, 7 Ekim 2023'te başlayan savaşın ilk aşamasında elde edilen kazanımların korunmasını ve Hamas'ın yeniden toparlanmasının engellenmesini hedefliyor.
Haberde, İsrail istihbaratının Hamas'ın Gazze'deki altyapısının büyük ölçüde tahrip edildiğini ancak örgütün hâlâ düşük yoğunluklu çatışmalara devam edebildiğini bildirdiği belirtiliyor. Bu nedenle, İsrail'in kısa vadede tam bir ateşkesten ziyade, periyodik askeri operasyonlarla Hamas'ı zayıflatma stratejisini benimsediği ifade ediliyor.
Bölgesel ve uluslararası etkiler
Bu gelişme, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da karmaşık hâle getirme potansiyeli taşıyor. Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmeleri, Hamas'ın esir takası ve insani yardım koridoru gibi talepleri nedeniyle tıkanmış durumda. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın bölgeyi ziyareti sırasında yaptığı çağrılar da henüz sonuç vermedi. Öte yandan, İran destekli Hizbullah'ın Lübnan sınırında düşük profilli bir çatışmayı sürdürmesi, İsrail'in iki cepheli bir savaş riskini göze almasını gerektirebilir.
Uluslararası toplumun, özellikle Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütlerinin, Gazze'deki sivil can kaybına ilişkin endişeleri artarak devam ediyor. İsrail'in planladığı bu yeni operasyon, uluslararası kamuoyunda tepki çekebilir ve Tel Aviv'in diplomatik yalnızlığını derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki savaşın başından itibaren ateşkes ve kalıcı barış için arabuluculuk çabalarında aktif rol oynamıştır. İsrail'in çatışmalara yeniden başlama olasılığı, Türkiye'nin bölgesel istikrar hedefleri ve Doğu Akdeniz'deki enerji iş birliği projeleri açısından olumsuz bir gelişmedir. Ankara, Filistin devleti lehine yürüttüğü diplomatik girişimlerde (örneğin, İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde) elini zayıflatabilir. Ayrıca, olası bir insani kriz dalgası, Türkiye'nin halihazırda ev sahipliği yaptığı milyonlarca sığınmacıya ek yük getirebilir. Bu nedenle Türkiye'nin, hem ikili kanallar hem de uluslararası platformlar aracılığıyla ateşkesin korunması için yoğun diplomasi yürütmesi beklenmelidir.