İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Arapça Sözcüsü Avichay Adraee, 15 Mayıs 2025 tarihinde yaptığı açıklamayla Gazze Şehri'nin kuzeyinde yer alan bir dizi bölgeye tahliye uyarısı gönderdi. Uyarı, bölgede yaşayan Filistinli sivilleri kapsıyor ve askeri operasyonların yoğunlaşacağını işaret ediyor. Adraee, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, belirlenen bölgelerin 'tehlikeli çatışma alanı' olarak tanımlandığını ve sivil kayıpların önlenmesi için derhal güneye yönelinmesi gerektiğini vurguladı. Bu çağrı, İsrail-Hamas çatışmasının yeniden tırmandığı bir dönemde geldi ve uluslararası toplumun tepkisini çekti.
Gelişmenin arka planı
İsrail ordusu, son haftalarda Gazze'nin kuzeyinde Hamas militanlarının yeniden örgütlendiğini iddia ederek operasyonlarını artırmıştı. Tahliye emri, özellikle Gazze Şehri'nin kuzeybatısındaki Şati mülteci kampı ve çevresindeki mahalleleri kapsıyor. BM ve uluslararası yardım kuruluşları, bu tür çağrıların siviller için büyük bir insani krize yol açtığını belirtiyor. Gazze'de 2 milyondan fazla insanın yaşadığı ve temel ihtiyaçlara erişimin kısıtlı olduğu hatırlatılıyor. Adraee'nin açıklamasında, tahliye edilen bölgelerin haritası da paylaşıldı; ancak birçok sivilin telefon veya internet erişimi olmadığı için uyarıyı alamayabileceği endişesi var.
Bu tahliye emri, İsrail'in Gazze'ye yönelik kara harekatına ilişkin son gelişmelerden biri. Daha önce de benzer uyarılar yapılmış, ancak sivillerin güvenli bir şekilde tahliyesi mümkün olmamıştı. Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakereleri de sonuçsuz kalmış durumda. İsrail, Hamas'ın askeri altyapısını yok etme hedefini sürdürürken, sivil kayıpların artması uluslararası kamuoyunda sert eleştirilere neden oluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Orta Doğu'da tansiyonu daha da yükseltiyor. İran ve Hizbullah, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına tepki gösterirken, bölgesel savaş riski artıyor. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklemekle birlikte, sivil kayıpların önlenmesi çağrısında bulunuyor. BM Güvenlik Konseyi ise konuyla ilgili acil toplantı kararı aldı. Avrupa Birliği, ateşkes çağrısını yinelerken, insani yardımların bölgeye ulaştırılması için koridorlar açılmasını talep ediyor. Bu tahliye emri, aynı zamanda Gazze'deki insani durumun daha da kötüleşeceğinin sinyalini veriyor; hastaneler, okullar ve sivil altyapı zaten savaştan büyük zarar görmüş durumda.
Bölgedeki enerji piyasaları da gelişmelerden etkileniyor. Petrol fiyatları, çatışmanın yayılma riskiyle yükseliş eğiliminde. Mısır ve Ürdün, Gazze'den gelebilecek mülteci akınına karşı önlemler alıyor. Bu durum, bölgesel istikrarı tehdit eden bir krize dönüşme potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında tarihsel olarak Filistin davasını destekleyen bir pozisyon benimsemiştir. Gazze'ye yönelik bu tahliye emri, Türkiye'nin insani yardım çabalarını ve diplomatik girişimlerini yeniden gündeme getirecektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce İsrail'i uluslararası hukuka aykırı eylemlerle suçlamış ve ateşkes çağrısı yapmıştı. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki insani krize yönelik hassasiyetini artıracak ve Ankara'nın İsrail'e yönelik eleştirilerini yoğunlaştırmasına neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Katar ve Mısır ile koordineli olarak yürüttüğü arabuluculuk çabaları da bu yeni durumdan etkilenecektir. Ekonomik olarak, bölgesel istikrarsızlık Türkiye'nin enerji maliyetlerini ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebilir.