İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan El-Maghazi mülteci kampında bir eve hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırı, bölgede yaşayan siviller arasında can kaybı ve yaralanmalara yol açtı. İlk belirlemelere göre, saldırıda en az beş kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Saldırının hedefi ve nedeni henüz resmi olarak açıklanmadı, ancak İsrail ordusu genellikle bu tür saldırıları Hamas'a ait altyapıyı hedef aldığı iddiasıyla gerçekleştiriyor.
Saldırının Arka Planı
El-Maghazi mülteci kampı, Gazze Şeridi'nin orta bölgesinde, Deyr el-Belah'ın doğusunda yer alıyor. Kamp, 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında yerinden edilen Filistinli mülteciler için Birleşmiş Milletler tarafından kurulmuştu. Yoğun nüfuslu bir bölge olan kampta, yaklaşık 30 bin kişi yaşıyor. Son haftalarda İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları yoğunlaşmış durumda. Özellikle Gazze'nin kuzeyinde ve Gazze kentinde yoğunlaşan çatışmalar, son dönemde orta ve güney bölgelerine de yayılmış durumda.
İsrail, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği ve yaklaşık 1200 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıya karşılık olarak Gazze'ye geniş kapsamlı bir askeri operasyon başlattı. Operasyonun hedefi, Hamas'ın askeri ve yönetim kapasitesini yok etmek olarak açıklandı. Ancak uluslararası kuruluşlar, operasyonun sivil kayıplarını endişeyle izliyor. Gazze'deki sağlık otoritelerine göre, şu ana kadar 30 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, bunların büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşuyor.
El-Maghazi kampına düzenlenen son saldırı, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını genişlettiğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Daha önce de kamp çevresinde çeşitli saldırılar düzenlenmişti. BM'ye bağlı UNRWA (Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı), kamptaki sivillerin güvenliği konusunda endişelerini dile getirmişti. Saldırının ardından bölgede arama kurtarma çalışmaları sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, uluslararası alanda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve çeşitli ülkeler, sivillerin korunması çağrısında bulunuyor. ABD, İsrail'e destek verirken, sivillerin zarar görmemesi için daha fazla önlem alınması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail'e karşı açtığı soykırım davası devam ediyor. Divan, ocak ayında aldığı ihtiyati tedbir kararında, İsrail'in Gazze'de soykırım işleme ihtimaline karşı önlemler almasını istemişti.
Bölgesel düzeyde ise, çatışmanın yayılma riski giderek artıyor. Lübnan Hizbullah'ı ile İsrail arasında sınır hattında çatışmalar sürüyor. Kızıldeniz'de Husilerin ticari gemilere yönelik saldırıları, küresel ticareti olumsuz etkiliyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes ve esir takası müzakereleri ise henüz somut bir sonuç vermiş değil. El-Maghazi'ye düzenlenen saldırı, bu müzakereleri de zora sokabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki çatışmalara en başından itibaren tepki gösteren ülkeler arasında yer alıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i "terör devleti" olarak nitelendirmiş ve saldırıları kınamıştı. Türkiye, Gazze'ye insani yardım gönderiyor ve ateşkes için diplomatik çaba harcıyor. El-Maghazi'ye düzenlenen saldırı, Türkiye'nin bölgede artan insani kriz karşısındaki tutumunu yeniden gündeme getirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İsrail ile normalleşme süreci de bu tür saldırılar nedeniyle sekteye uğrayabilir. Türk dış politikası açısından, Gazze'deki sivil kayıpların artması, Ankara'nın uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik eleştirilerini sertleştirmesine yol açabilir. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ve ticaret yolları açısından da risk oluşturuyor.