İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ni kuzey ve güney olarak ikiye ayıran bir toprak set inşa etmeye başladı. Netzarim Koridoru olarak bilinen bu yapı, Gazze'nin orta kesiminde Akdeniz kıyısından İsrail sınırına kadar uzanıyor. İsrail, setin askeri operasyonlar için geçici bir önlem olduğunu söylese de, Filistinliler ve uluslararası gözlemciler bu adımın Gazze'nin kalıcı olarak bölünmesine yol açabileceğinden endişe ediyor. İsrail güçleri, bölgede Hamas militanlarına karşı operasyonlarını sürdürürken, setin inşası sivillerin hareketini de kısıtlıyor.
Gelişmenin arka planı
Netzarim Koridoru adı verilen bu yapı, 7 Ekim 2023'te başlayan savaşın ardından İsrail'in Gazze'deki askeri varlığını pekiştirmesinin bir parçası. İsrail, koridorun Hamas'ın kuzeyden güneye sızmasını engellemek ve insani yardımların güvenli dağıtımını sağlamak için gerekli olduğunu savunuyor. Ancak uydu görüntüleri, setin yaklaşık 7 kilometre uzunluğunda olduğunu ve bazı bölgelerde iki metre yüksekliğe ulaştığını gösteriyor. İsrail'in daha önce Gazze çevresine inşa ettiği beton bariyer ve deniz duvarının aksine, bu set tamamen topraktan yapılıyor ve geçici bir yapı izlenimi vermesi amaçlanıyor.
Filistin yetkilileri ve uluslararası insan hakları örgütleri, bu setin Gazze'nin fiilen bölünmesine yol açtığını söylüyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) sözcüsü, setin sivillerin hareketini kısıtladığını ve insani yardımların ulaştırılmasını zorlaştırdığını belirtiyor. Ayrıca, İsrail'in savaştan sonra Gazze'nin yönetimine dair net bir planı olmaması, bu tür yapıların kalıcı olabileceği endişesini artırıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, İsrail-Filistin çatışmasının çözümüne yönelik uluslararası çabaları da etkiliyor. Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmeleri, İsrail'in Gazze'den çekilmesi konusunda tıkanmış durumda. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, savaşın hedeflerinden birinin Hamas'ı yok etmek olduğunu ve bu nedenle Gazze'de askeri varlığı sürdüreceklerini defalarca dile getirdi. ABD yönetimi ise İsrail'in Gazze'yi işgal etmemesi gerektiğini söylese de, bu tür yapılar fiili bir işgali akla getiriyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ateşkes çağrıları da şu ana kadar sonuçsuz kaldı.
Bölgesel olarak, İsrail'in bu adımı diğer Arap ülkeleriyle normalleşme sürecini de olumsuz etkileyebilir. Suudi Arabistan, Filistin devleti kurulmadan İsrail'le ilişkileri normalleştirmeyeceğini açıklamıştı. Gazze'nin bölünmesi, iki devletli çözümü daha da imkansız hale getiriyor ve bölgede yeni bir gerilim kaynağı oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle biliniyor. İsrail'in Gazze'yi bölen bu seti inşa etmesi, Türkiye'nin bölgedeki itibarını zedeleyebilecek bir gelişme. Türkiye, daha önce Mısır ve Katar'la birlikte arabuluculuk çabalarına katılmıştı ancak bu tür tek taraflı adımlar, diplomatik süreci baltalıyor. Ayrıca, Gazze'deki insani kriz derinleştikçe, Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye ulaştırdığı yardımlar da engellenmiş oluyor. Bu durum, Türkiye'nin hem Filistin halkı nezdindeki hem de uluslararası kamuoyundaki konumunu etkileyebilir.