İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırıları ve açtığı ateş sonucu en az yedi Filistinli hayatını kaybetti. Sağlık yetkililerinin verdiği bilgiye göre ölenler arasında 10 ve 6 yaşlarında iki çocuk da bulunuyor. Saldırı, 8 Temmuz Çarşamba günü Gazze'nin farklı noktalarında eş zamanlı olarak gerçekleşti. Gazze Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İsrail savaş uçaklarının Gazze kent merkezindeki bir okulun yakınına düzenlediği hava saldırısında bir kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi. Saldırıda hedef alınan diğer bölgelerde de can kayıpları yaşandığı bildirildi.
Olay, İsrail ile Filistinli gruplar arasında aylardır süren gerginliğin en son ve en kanlı örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti. Bölgedeki sağlık kaynakları, yaralıların çevredeki hastanelere kaldırıldığını ve bazılarının durumunun ağır olduğunu aktardı. İsrail ordusundan ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak yerel kaynaklar, İsrail güçlerinin Gazze sınır hattı boyunca yoğun bir şekilde konuşlandığını ve olası misillemelere karşı hazırlık yaptığını duyurdu.
Saldırının arka planı ve bölgedeki son durum
Gazze Şeridi, yıllardır süren İsrail ablukası ve aralıklı çatışmalarla gergin bir ortama sahne oluyor. Son haftalarda özellikle Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da artan gerilim, Gazze sınırında da zaman zaman sıcak çatışmalara dönüşüyor. İsrail'in güvenlik gerekçesiyle düzenlediği hava saldırıları ve sınır ötesi operasyonlar, sivil kayıplara yol açması nedeniyle uluslararası kamuoyunda sık sık eleştiriliyor. Öte yandan Hamas ve İslami Cihad gibi Filistinli silahlı gruplar da İsrail hedeflerine roket atışlarıyla karşılık veriyor.
8 Temmuz'daki saldırı, özellikle çocukların hedef alınmasıyla dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'de 2024 yılının ilk yarısında çatışmalarda ölenlerin sayısı 100'ü aşmış durumda. Bunların önemli bir kısmını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), bölgedeki insani krizin giderek derinleştiği uyarısında bulunuyor.
Uluslararası tepkiler ve bölgesel yansımalar
Saldırının ardından başta Mısır ve Katar olmak üzere bölgesel aktörler tarafları itidale çağırdı. Kahire yönetimi, İsrail ile Filistinli gruplar arasında bir ateşkes sağlanması için yoğun diplomatik temaslarda bulunuyor. Öte yandan Batılı ülkelerden gelen ilk tepkilerde, sivillerin korunması vurgulanırken İsrail'in meşru müdafaa hakkına da atıf yapılıyor.
Bu saldırı, İsrail-Filistin çatışmasının yalnızca bölgesel değil, küresel bir boyutu olduğunu da ortaya koyuyor. İsrail'in Gazze politikası, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda ve İnsan Hakları Konseyi'nde sık sık gündeme geliyor. Özellikle iki devletli çözümün giderek zora girdiği bir dönemde, bu tür saldırılar barış sürecinin yeniden canlandırılmasına yönelik çabaları da olumsuz etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasına verdiği destekle biliniyor. Bu saldırı, Ankara'nın İsrail'e yönelik eleştirilerini artırabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önceki benzer olaylarda sert açıklamalar yaptığı göz önüne alındığında, Türkiye'nin BM nezdinde girişimlerde bulunması veya insani yardım faaliyetleri başlatması olası. Ayrıca bölgede istikrarsızlığın artması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını ve Mısır ile olan ilişkilerini de dolaylı olarak etkileyebilir. Dolayısıyla bu gelişme, Türk dış politikasının Filistin odaklı söylemini güçlendirecek bir nitelik taşıyor.