İsrail savaş uçakları, Gazze Şeridi'ne yönelik hava saldırılarını ikinci gününde de sürdürdü. Pazar günü gerçekleştirilen bombardımanda en az dokuz Filistinli hayatını kaybetti. Bu saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen yıl imzalanan ateşkes anlaşmasının uygulanmasında "ilerleme" sağlandığı yönündeki açıklamasına rağmen yaşandı. İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen ise pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze'de kalıcı bir ateşkes için herhangi bir anlaşmaya varılmadığını, çatışmaların süreceğini belirtti.
Saldırıların Detayları ve Ateşkes Çabaları
Gazze'deki sağlık yetkilileri, İsrail'in hava saldırılarında ölenlerin sayısının son iki günde 17'ye yükseldiğini, onlarca kişinin de yaralandığını açıkladı. Saldırıların özellikle Han Yunus ve Refah bölgelerinde yoğunlaştığı bildiriliyor. Görgü tanıkları, sivil yerleşimlerin hedef alındığını, arama kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanları çıkarmak için çalıştığını aktardı.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, ateşkes anlaşmasının uygulanması için taraflar arasında "önemli bir ilerleme" kaydedildiğini öne sürmüştü. Ancak İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, bugün yaptığı açıklamada bu iddiayı yalanlayarak, "Gazze'de esirlerin serbest bırakılması ve kalıcı bir ateşkes için herhangi bir anlaşma yapılmadı" dedi. Cohen, İsrail ordusunun Hamas'a karşı operasyonlarını sürdüreceğini vurguladı.
Hamas yetkilileri ise ateşkes görüşmelerinin ancak İsrail'in saldırılarını durdurması ve esir takası konusunda somut adımlar atması halinde başlayabileceğini yineledi. Filistinli gruplar, uluslararası toplumu İsrail'e baskı yapmaya çağırdı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki çatışmaların tırmanması, bölgesel güç dengelerini yeniden sarsıyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmelerinin tıkanması, özellikle Mısır'ı zor durumda bırakıyor. Kahire yönetimi, sınır kapılarını kontrol altında tutmaya çalışırken, insani yardımların bölgeye ulaştırılması için uluslararası çağrılar artıyor.
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nden yapılan açıklamalarda, sivillerin korunması ve ateşkesin yeniden tesisi çağrısı yapıldı. ABD'nin ise İsrail'e verdiği diplomatik destek, Arap kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor. Uzmanlar, Trump'ın açıklamaları ile sahadaki gerçeklerin örtüşmediğini, bunun da bölgede güven bunalımını derinleştirdiğini belirtiyor.
Saldırılar, İsrail'de koalisyon hükümetinin iç siyasi dengelerini de etkiliyor. Aşırı sağcı bakanlar, askeri operasyonların genişletilmesi ve Gazze'nin tamamen kontrol altına alınması yönünde baskı yaparken, muhalefet hükümetin izlediği politikaları sert biçimde eleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki çatışmaların tırmanması, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimlerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, Filistin davasını uluslararası platformlarda savunurken, İsrail ile ilişkilerini son dönemde normalleştirme adımları atmıştı. Bu saldırılar, Ankara'yı hem iç kamuoyu baskısı hem de bölgesel itibar açısından zor bir denkleme sokuyor. Türkiye'nin aynı anda hem Filistin'e destek mesajları verip hem de İsrail ile ticari ilişkileri sürdürmesi, zaman zaman eleştiri konusu oluyor. Ayrıca, Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin gönderdiği yardımların güvenli bir şekilde ulaştırılmasını da engelliyor. Ankara'nın bu süreçte aktif arabuluculuk yapması, hem bölgesel liderlik iddiası hem de uluslararası alandaki konumu için kritik önem taşıyor.