İsrail ile Fas, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri güçlendirme ve karşılıklı temsilcilikleri büyükelçilik seviyesine yükseltme konusunda anlaştı. Anlaşma, İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamayla duyuruldu. Karar, 2020 yılında ABD'nin arabuluculuğuyla başlatılan normalleşme sürecinin bir devamı niteliğinde. İki ülke, ekonomik, teknolojik ve güvenlik alanlarında işbirliğini artırmayı hedefliyor.
Normalleşmeden Büyükelçiliğe: İlişkilerin Arka Planı
İsrail ve Fas arasındaki ilişkiler, 2020 yılında ABD'nin öncülüğünde yürütülen ve "İbrahim Anlaşmaları" olarak bilinen normalleşme süreciyle yeniden tesis edilmişti. O dönemde Fas, İsrail ile diplomatik ilişkileri resmen normale döndüren dördüncü Arap ülkesi oldu. Bu adımın ardından iki ülke, karşılıklı olarak irtibat ofisleri açtı ve çeşitli alanlarda işbirliği anlaşmaları imzaladı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, varılan yeni mutabakatla bu temsilcilikler büyükelçilik statüsüne yükseltilecek. Böylece iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler en üst düzeye taşınmış olacak. Anlaşma kapsamında ayrıca ekonomi, ticaret, teknoloji, tarım ve su yönetimi gibi alanlarda ortak projelerin hayata geçirilmesi planlanıyor.
Fas, İsrail ile ilişkilerini normalleştirirken, ABD'nin Batı Sahra konusundaki tutumunu değiştirmesi de etkili olmuştu. Washington, 2020'de Batı Sahra'nın Fas egemenliğinde olduğunu tanıdığını açıklamıştı. Bu gelişme, Rabat'ın Tel Aviv'e yakınlaşmasında önemli bir motivasyon kaynağı olarak görülüyor.
Bölgesel Dengeler ve Olası Yansımalar
İsrail'in Fas ile ilişkilerini büyükelçilik seviyesine çıkarması, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da değişen ittifak yapılarının bir göstergesi. Son yıllarda İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan gibi ülkelerle de benzer normalleşme adımları atmıştı. Fas'ın bu süreçteki yeri, Arap dünyasında Filistin meselesine verilen geleneksel desteğin zayıfladığı yönündeki tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Fas, resmi olarak Filistin davasını desteklemeye devam ettiğini açıklasa da, İsrail ile güvenlik ve istihbarat işbirliğini derinleştirmesi, bölgesel rakipleri Cezayir ile olan gerilimde önemli bir kart olarak öne çıkıyor. Cezayir, Fas'ın İsrail ile yakınlaşmasını kendi güvenliğine tehdit olarak değerlendiriyor ve bu durum Mağrip bölgesindeki rekabeti daha da körüklüyor.
Öte yandan İsrail, Fas üzerinden Afrika kıtasına açılmayı ve ekonomik nüfuzunu artırmayı hedefliyor. Fas ise İsrail'in teknoloji ve tarım alanındaki deneyiminden faydalanmayı ve ABD nezdindeki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi henüz düşük seviyelerde olsa da, yeni anlaşmalarla bu rakamın hızla artması bekleniyor.
Filistin yönetimi ise Arap ülkelerinin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesini "ihanet" olarak nitelendiriyor ve bu adımların Filistin devletine yönelik uluslararası desteği zayıflattığını savunuyor. Ancak Körfez ülkeleri ve Fas gibi aktörler, normalleşmenin bölgesel istikrar ve ekonomik kalkınma için gerekli olduğu görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Fas yakınlaşmasını, bölgesel dengelerdeki kaymasının bir parçası olarak izliyor. Fas, Türkiye'nin Afrika'daki önemli ortaklarından biri ve iki ülke arasında serbest ticaret anlaşması bulunuyor. Ancak Fas'ın İsrail ile askeri ve istihbarat işbirliğini derinleştirmesi, Ankara'nın Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika'daki stratejik hesaplarını etkileyebilir. Türkiye, Filistin meselesindeki hassasiyetini korurken, İsrail ile ilişkilerini de normalleştirme sürecinde. Bu gelişme, Ankara'nın bölgede yalnızlaşmaması için yeni diplomatik hamleler yapmasını gerekli kılabilir. Ayrıca Cezayir ile Fas arasındaki gerilimde Türkiye'nin pozisyonu, Mağrip'teki nüfuz mücadelesinde belirleyici olacak.