GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Siyaset

İsrail Cezaevlerinde Cinsel Şiddet: Tarihsel Arka Plan

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
İsrail Cezaevlerinde Cinsel Şiddet: Tarihsel Arka Plan
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Katar-Körfez Perspektifi
🌙 Katar-Körfez Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Al Jazeera English — Bu haber, Al Jazeera English'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İsrail hapishanelerinde Filistinli mahkumlara yönelik cinsel şiddet iddiaları, genellikle 7 Ekim 2023 olayları sonrası ortaya çıkan bir sorun olarak sunulsa da, tarihsel belgeler bu insanlık dışı uygulamaların on yıllardır sistematik bir biçimde devam ettiğini ortaya koymaktadır. İsrail insan hakları örgütleri, eski mahkumlar ve uluslararası raporlar, işkence ve cinsel tacizin İsrail cezaevi sisteminde yaygın bir yöntem olduğunu belgelemektedir. Bu haber, konunun tarihsel derinliğini ve sistematik boyutunu arşiv kaynaklarına dayanarak incelemektedir.

Geçmişten Bugüne Cinsel Şiddet Raporları

İsrail'deki Filistinli mahkumlara yönelik cinsel şiddet vakaları, ilk kez 1967'deki Altı Gün Savaşı'nın ardından belgelenmeye başlanmıştır. 1970'lerde Uluslararası Kızılhaç Komitesi raporları, sorgulama sırasında cinsel taciz ve tecavüz iddialarını kaydetmiştir. 1980'lerin sonundaki Birinci İntifada sırasında, İsrail askeri mahkemelerine yansıyan davalarda, mahkumlara elektrik şoku verme ve cinsel saldırı gibi yöntemlerin kullanıldığı ortaya çıkmıştır. 1990'larda B'Tselem gibi İsrailli insan hakları örgütleri, sorgulama sırasında cinsel şiddetin rutin bir uygulama olduğunu belirten raporlar yayınlamıştır. Örneğin, 1995 tarihli bir raporda, Filistinli bir mahkumun sorgulayıcıları tarafından cinsel organına elektrik akımı verildiği ifade edilmiştir.

2000'li yılların başında, İkinci İntifada sırasında, cinsel şiddet vakaları daha da yoğunlaşmıştır. 2004'te yayınlanan bir Birleşmiş Milletler raporu, İsrail hapishanelerinde kadın mahkumların sistematik cinsel tacize maruz kaldığını, bazılarının hamile kalana kadar tecavüze uğradığını belgelemiştir. 2010'lu yıllarda ise, addameer gibi Filistinli sivil toplum kuruluşları, 18 yaş altındaki çocuk mahkumların da cinsel şiddete hedef olduğunu raporlamıştır. 2020'de yayınlanan bir İsrail devlet denetçisi raporu, hapishanelerdeki cinsel taciz iddialarının soruşturulmasında ciddi eksiklikler olduğunu kabul etmiştir.

Uluslararası Hukuk ve Sistematik İhlaller

Bu uygulamalar, Cenevre Sözleşmeleri'nin ortak 3. maddesi ile Ek Protokol I ve II kapsamında savaş suçu olarak değerlendirilmektedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'nün 7. ve 8. maddeleri, işkence ve cinsel şiddeti insanlığa karşı suç ve savaş suçu olarak tanımlamaktadır. Buna rağmen, İsrail hükümeti bu iddiaları sistematik olarak reddetmekte ve nadiren soruşturma başlatmaktadır. 2021'de İsrail Yüksek Mahkemesi, bir Filistinli mahkumun cinsel saldırı iddiasını reddeden alt mahkeme kararını onamış; ancak bu karar insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmiştir. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), İsrail'i işkenceyi önleme yükümlülüklerini ihlal etmekle suçlamaktadır.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği siyasi desteğin insan hakları boyutunu güçlendirmesi açısından önemlidir. Türk yetkililer, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden bu uygulamalarını BM ve diğer platformlarda daha etkin bir şekilde gündeme getirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM İnsan Hakları Konseyi'ndeki rolü, benzer ihlallerin belgelenmesi ve kınanması için bir fırsat sunmaktadır. Ancak bu durum, Türkiye'nin kendi iç hukukunda işkence ve cinsel şiddetle mücadele konusundaki karnesiyle çelişmemesi adına dikkatli bir denge gerektirmektedir. Bölgesel açıdan, bu tür iddialar İsrail-Filistin çatışmasında güven bunalımını derinleştirirken, Türkiye'nin arabuluculuk potansiyelini de zora sokmaktadır.

Etiketler:
israilfilistincinsel siddetinsan haklarihapisane

İlgili Haberler

İngiltere'de işletme vergisi gelirleri bölgelere devredilecek
Siyaset

İngiltere'de işletme vergisi gelirleri bölgelere devredilecek

6 dk önce

İngiltere'den 16 yaş altına sosyal medya yasağı: 'Avustralya artı' modeli
Siyaset

İngiltere'den 16 yaş altına sosyal medya yasağı: 'Avustralya artı' modeli

7 dk önce

Ermenistan'daki dev İsa heykeli tartışması: Turistik cazibe mi, bitmeyen proje mi
Siyaset

Ermenistan'daki dev İsa heykeli tartışması: Turistik cazibe mi, bitmeyen proje mi

10 dk önce

Kolombiya'da kadın sünneti yasağı: Latin Amerika'da bir ilk
Siyaset

Kolombiya'da kadın sünneti yasağı: Latin Amerika'da bir ilk

19 dk önce