İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’nın Beytüllahim kenti yakınlarındaki El-Hader kasabasında bir Filistinliye ait evi pazartesi günü yıktı. İsrail güçleri, söz konusu yapının inşaat izni olmadan yapıldığını öne sürerken, Filistinli yetkililer bu eylemi uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirdi. Tek katlı ve yaklaşık 100 metrekare büyüklüğündeki ev, Filistinli Muhammed Ali Salim Musa’ya aitti. Olay sırasında ailenin evde bulunmadığı, ancak eşyalarının bir kısmının enkaz altında kaldığı bildirildi. Bölgedeki tanıklar, İsrail askerlerinin geniş güvenlik önlemleri altında yıkımı gerçekleştirdiğini aktardı.
Yıkımın Arka Planı ve Hukuki Boyutu
İsrail ordusu, yıkım kararının askeri bir mahkeme tarafından alındığını ve evin “izinsiz inşa edildiği” gerekçesine dayandığını açıkladı. Ancak Filistinliler, Batı Şeria’nın yüzde 60’ını oluşturan C Bölgesi’nde inşaat izni almanın neredeyse imkânsız olduğunu ve İsrail’in bu bölgedeki yıkımlarla Filistinlilerin varlığını zayıflatmayı hedeflediğini savunuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, İsrail 2024 yılında Batı Şeria’da 600’den fazla Filistin yapısını yıktı veya yıkılmasına zorladı. Bu yıkımlar nedeniyle binlerce Filistinli yerinden edildi. Uluslararası toplum, İsrail’in Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki topraklarda yürüttüğü bu tür uygulamaları sık sık kınasa da, İsrail yönetimi bu kararları tanımıyor. Dün yıkılan evin sahibi Muhammed Ali Salim Musa, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu ev için yıllarca çalıştık. Şimdi her şeyimizi kaybettik” diyerek tepkisini dile getirdi.
Bölgesel Tepkiler ve Uluslararası Hukuk
Yıkım haberi üzerine Filistin Yönetimi’nden sert açıklama geldi. Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in bu eylemini “savaş suçu” olarak nitelendirdi ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan da benzer kınama mesajları yayımladı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sözcüsü, “Yıkımlar uluslararası insancıl hukuka aykırıdır ve iki devletli çözümü baltalamaktadır” ifadelerini kullandı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin henüz resmi bir yorum yapmadı. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Batı Şeria’da yıkımların arttığına dikkat çekerek, İsrail’in planlama ve imar politikalarını yeniden gözden geçirmesi çağrısında bulundu. Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı koalisyon, “Yahudi yerleşimlerini genişletme” vaadini sürdürüyor ve Filistin yapılarına yönelik yıkımları bu politikanın bir parçası olarak görüyor. Uzmanlara göre, bu tür yıkımlar bölgede gerilimi artırarak yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği geleneksel desteği ve bölgedeki insani krize duyarlılığını bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye, İsrail’in işgal altındaki topraklardaki yıkım politikalarını düzenli olarak kınamakta ve uluslararası platformlarda Filistinlilerin haklarını savunmaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce İsrail’in “devlet terörü” uyguladığını söyleyerek tepkisini göstermişti. Bu bağlamda, son yıkım Türkiye’nin hem ikili ilişkilerinde hem de BM, İİT gibi çok taraflı kuruluşlarda İsrail’e yönelik eleştirilerini tazeleyecektir. Ayrıca, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’daki etkinlik arayışı göz önüne alındığında, Filistin meselesindeki tutarlı duruşu, bölge ülkeleri nezdinde meşruiyetini artırmaktadır. Ekonomik boyutta ise, bu gelişmenin Türkiye-İsrail ticaretine doğrudan etkisi olması beklenmese de, siyasi gerginliğin dolaylı yollarla enerji ve savunma alanındaki iş birliklerini etkileyebileceği değerlendirilmektedir.