İsrail güçlerinin Batı Şeria'da Filistinli çiftçilere yönelik saldırıları son haftalarda yoğunlaştı. İşgal altındaki bölgelerde tarım arazilerinin tahrip edilmesi, zeytinliklerin sökülmesi ve sulama sistemlerinin hedef alınması, görünürde Filistinlileri topraklarından sürmeyi amaçlıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2024 yılının ilk çeyreğinde Batı Şeria'da 100'den fazla tarımsal saldırı kaydedildi. Bu saldırıların büyük kısmı, Yahudi yerleşimciler ve İsrail ordusu tarafından gerçekleştiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Tarım bir silah olarak kullanılıyor
Batı Şeria'daki Filistin ekonomisinin belkemiğini oluşturan tarım sektörü, yıllardır İsrail politikalarının hedefi durumunda. İsrail yönetimi, Filistinli çiftçileri topraklarından çıkarmak için çeşitli yöntemler kullanıyor: zeytin ağaçlarının sökülmesi, tarım arazilerine el konulması, su kaynaklarına erişimin kısıtlanması ve hayvan sürülerine saldırılar. Uluslararası Kızılhaç Komitesi raporları, bu saldırıların sistematik olduğunu ve Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltmayı hedeflediğini ortaya koyuyor. Özellikle Nablus, Cenin ve Hebron çevresindeki köyler, en ağır saldırılara maruz kalıyor. İsrail tarafı ise bu eylemleri güvenlik gerekçelerine dayandırıyor, ancak uluslararası hukuk açısından bu uygulamaların meşruiyeti tartışmalı.
Bölgesel ve küresel boyut: Sessizlik çığlıkları bastırmıyor
Uluslararası toplum, Batı Şeria'daki bu tarım savaşına karşı genellikle etkisiz kalıyor. Avrupa Birliği, İsrail'in yerleşim politikalarını eleştirse de, somut yaptırımlar uygulamaktan kaçınıyor. ABD yönetimi ise, geleneksel olarak İsrail'i destekleyen bir tutum sergiliyor. Bu durum, Filistinli çiftçileri uluslararası hukukun korumasından mahrum bırakıyor. Bölgesel düzeyde, Ürdün ve Mısır gibi komşu ülkeler, İsrail'in politikalarını kınamakla birlikte, ekonomik ve siyasi bağımlılıkları nedeniyle sınırlı tepki verebiliyorlar. Bu sessizlik, İsrail'in Batı Şeria'daki tarım hedefli saldırılarını daha da cesaretlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin politikası açısından önem taşıyor. Türkiye, İsrail'in Filistin topraklarındaki politikalarını sürekli eleştiren bir ülke olarak, Batı Şeria'daki tarım saldırılarını da uluslararası platformlarda gündeme getirebilir. Ancak, Türkiye'nin İsrail'le son dönemdeki normalleşme adımları, bu konuda sesini yükseltmesini kısıtlayabilir. Bölgesel düzeyde, bu saldırıların yayılması, Filistin sorununu yeniden alevlendirebilir ve Türkiye'nin Ortadoğu'da arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Ayrıca, benzer taktiklerin Türkiye'nin sınır bölgelerinde (örneğin Suriye'nin kuzeyi) uygulanması, güvenlik risklerini artırabilir.