ABD ve İran'ın, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen görüşmelerde saldırıları durdurma ve müzakereleri yeniden başlatma konusunda anlaştığı bildirilirken, Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusundaki ısrarcı tutumunu sürdürüyor. Axios haber sitesinin aktardığına göre, iki ülke arasında dolaylı temaslar yoğunlaşırken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmail Bekayi, 'Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve kontrolü bizim kırmızı çizgimizdir' açıklamasını yaptı. Gelişme, bölgede tırmanan gerilimin ardından diplomasi kanallarının yeniden canlanabileceğine işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı: Doha'da Gizli Görüşmeler
Axios'un haberine göre, ABD ve İran arasında son haftalarda Katar'ın arabuluculuğunda Doha'da bir dizi gizli görüşme gerçekleştirildi. Görüşmelerin odak noktası, son aylarda Basra Körfezi'nde artan askeri faaliyetlerin durdurulması ve nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması oldu. İranlı yetkililer, görüşmelerde Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması ve İran'ın bu stratejik su yolundaki egemenlik haklarının tanınması talebini gündeme getirdi. ABD tarafı ise, İran'ın nükleer programındaki ilerlemelere son vermesi ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteği kesmesi yönünde baskı yapıyor.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Tahran'da yaptığı açıklamada, 'Herhangi bir müzakere öncelikle Hürmüz Boğazı'nın uluslararası hukuk çerçevesinde İran tarafından yönetilmesi gerektiğini kabul etmelidir' dedi. Bakan, ayrıca İran'ın nükleer müzakerelere ancak tüm yaptırımların kaldırılması koşuluyla geri döneceğini yineledi. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir sözcü ise, 'İran'la herhangi bir anlaşma, Hürmüz Boğazı'nda serbest seyrüsefer dahil tüm bölgesel güvenlik endişelerini ele almalıdır' ifadelerini kullandı.
Bu arada, Bahreyn merkezli ABD Beşinci Filosu'ndan yapılan açıklamada, 'Hürmüz Boğazı'nda ticari gemiciliğin güvenliği ulusal bir önceliktir' denilerek, bölgedeki varlıklarını sürdürecekleri vurgulandı. Pentagon yetkilileri, İran'ın boğazda son dönemde artan tacizkar eylemlerine karşı hazırlıklı olduklarını belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Petrol Piyasaları ve Güvenlik Dengeleri
Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapması nedeniyle dünya enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip. Herhangi bir çatışma veya abluka, petrol fiyatlarında ani yükselişe ve küresel ekonomide dalgalanmalara yol açabilir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bölgedeki gerilimin devam etmesi halinde stratejik petrol rezervlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'ın boğaz üzerindeki kontrol iddialarına karşı alternatif petrol boru hattı projelerini hızlandırmış durumda. Bununla birlikte, Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları, herhangi bir kesintiden en fazla etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor.
Bölgesel uzmanlar, ABD-İran görüşmelerinin yalnızca enerji güvenliği değil, aynı zamanda Yemen, Suriye ve Irak'taki vekalet savaşlarının geleceğini de etkileyeceğini belirtiyor. İran'ın bölgedeki nüfuzu ve ABD'nin askeri varlığı arasındaki denge, Ortadoğu'nun istikrarı açısından belirleyici olacak. Uluslararası Kriz Grubu analisti Ali Vaez, 'Bu müzakerelerin başarısı, sadece nükleer dosyayı değil, tüm bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirebilir' yorumunu yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'nın kontrolü meselesi, Türkiye için doğrudan bir kıyıdaş olmamakla birlikte, küresel enerji piyasalarına olan etkisi nedeniyle hayati önem taşıyor. Türkiye'nin enerji ithalatının büyük bölümü bu bölgeden geçiyor; olası bir abluka, enerji maliyetlerini artırarak cari açığı ve enflasyonu tetikleyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Azerbaycan ve Orta Asya enerji koridoru projeleri, Hürmüz'e alternatif olarak değerlendirilebilir. Diplomatik olarak, Ankara'nın hem ABD hem de İran'la dengeli ilişkiler sürdürme politikası, bu gerilimde arabuluculuk rolü üstlenmesine zemin hazırlayabilir. Ancak, Rusya'nın bölgedeki etkisi ve İran'ın Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığına yönelik eleştirileri, müzakerelerin sonucunu etkileyebilir.