İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde cumartesi günü düzenlediği geniş kapsamlı baskınlarda en az 70 Filistinliyi gözaltına aldı. Filistin resmi ajansı WAFA ve Filistin Kızılayı'nın aktardığı bilgilere göre, gözaltıların yanı sıra ayrı bir saldırıda 8 Filistinli de yaralandı. İsrail güçlerinin özellikle El-Halil, Nablus ve Cenin kentlerinde yoğunlaşan operasyonları, bölgede gerilimi yeniden tırmandırdı. Gözaltına alınanların çoğunun genç erkekler olduğu ve derhal kimlik tespiti için bilinmeyen bir yere götürüldükleri bildirildi.
Baskınların Arka Planı ve Detaylar
Filistin resmi radyosu Saut Filistin'in aktardığına göre, İsrail askerleri cumartesi sabahı erken saatlerde Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kentine ve çevresindeki mülteci kamplarına ani baskınlar düzenledi. Baskınlar sırasında onlarca askeri araç ve zırhlı personel taşıyıcı bölgeye sevk edildi. Görgü tanıkları, askerlerin evleri didik didik aradığını ve çok sayıda kişiyi kelepçeli şekilde gözaltına aldığını belirtti. Filistin Kızılayı ekipleri, baskınlar sırasında çıkan çatışmalarda 8 kişinin yaralandığını, yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğunu duyurdu. Yaralıların yerel hastanelere kaldırıldığı ve tedavi altına alındığı öğrenildi.
İsrail ordusu, operasyonların 'terörle mücadele' kapsamında yürütüldüğünü ve gözaltına alınanların 'şüpheli' olduklarını açıkladı. Ancak Filistinli yetkililer, gözaltıların keyfi olduğunu ve İsrail'in bu tür baskınlarla Filistin halkını sindirmeye çalıştığını savunuyor. Filistin Esirler Cemiyeti verilerine göre, yılbaşından bu yana Batı Şeria'daki gözaltı sayısı 6.000'i aşmış durumda. Bu operasyonlar, İsrail-Filistin çatışmasının 7 Ekim'de Gazze'de başlayan savaşla birlikte yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Batı Şeria'daki bu son operasyonlar, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, İsrail'i uluslararası hukuku ihlal etmekle suçluyor ve gözaltıların sona erdirilmesi çağrısında bulunuyor. ABD yönetimi ise İsrail'in güvenlik endişelerini anladığını belirtmekle birlikte, sivil kayıpların önlenmesi için çağrıda bulunuyor. Avrupa Birliği, bu tür operasyonların barış sürecini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Öte yandan, İsrail'de koalisyon hükümetinin aşırı sağcı üyeleri, Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimlerinin genişletilmesini savunarak operasyonlara açık destek veriyor.
Bölgesel olarak, İsrail'in bu politikaları, Ürdün ve Mısır gibi komşu ülkelerle ilişkilerini de geriyor. Ürdün Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'daki eylemlerinin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve iki devletli çözümü imkânsız hale getirdiğini ifade etti. Arap Birliği de benzer bir açıklama yaparak uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği ve bölgedeki aktif diplomatik tutumunu yakından ilgilendiriyor. Türkiye, geçmişte olduğu gibi, İsrail'in Batı Şeria'daki yasa dışı gözaltılarını ve yerleşim politikalarını sert dille kınayacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce yaptığı açıklamalarda, İsrail'in bu tür eylemlerinin barış sürecini baltaladığını vurguladığı biliniyor. Ayrıca, Türkiye'nin BM nezdinde Filistin'e siyasi destek vermesi ve insani yardım faaliyetleri yürütmesi bekleniyor. Bu olay, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji mücadelelerinde ve bölgesel ittifaklar kurmadaki konumunu da dolaylı olarak etkileyebilir; zira İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemleri, bölgedeki güvenlik mimarisini zayıflatıyor. Türk kamuoyunun hassasiyeti göz önüne alındığında, Ankara'nın güçlü bir duruş sergilemesi olasıdır.