Husi yetkilisi Muhammed el-Buhayti, Suudi Arabistan ile yapılan savunma anlaşmasının ardından Türkiye ve Pakistan'ı Riyad'ı desteklemekten kaçınmaları konusunda uyardı. İsrail gazetesi Maariv'in aktardığına göre el-Buhayti, Yemen merkezli grubun Suudi Arabistan ile karşı karşıya gelmesinde Ankara ve İslamabad'ın müdahalesini reddetti. Uyarı, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan savunma işbirliği anlaşmasının ardından geldi.
Savunma Anlaşması ve Bölgesel Gerilim
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşması, bölgesel dengeleri sarstı. Anlaşma, askeri işbirliği, ortak tatbikatlar ve savunma sanayi paylaşımını kapsıyor. Husi yetkilisi el-Buhayti, bu anlaşmayı Yemen'e yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi ve Türkiye ile Pakistan'ın Yemen iç işlerine karışmaması gerektiğini vurguladı. El-Buhayti, açıklamasında Suudi Arabistan'ın Yemen'deki savaşta yalnız olduğunu ve dış desteğin çatışmayı daha da alevlendireceğini savundu.
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, başkent Sana'yı ve kuzey bölgelerin büyük bölümünü kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise Yemen hükümetini destekliyor. Türkiye ve Pakistan, bugüne kadar Yemen savaşına doğrudan asker göndermedi; ancak savunma anlaşması, bu ülkelerin dolaylı destek sağlayabileceği yönünde spekülasyonlara yol açtı.
Maariv gazetesinin haberine göre el-Buhayti, Türkiye ve Pakistan'ın Yemen'deki savaşa müdahil olması durumunda bunun bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulundu. Husi yetkilisi, ayrıca Suudi Arabistan'ın Yemen'deki ablukayı kaldırması ve barış görüşmelerine dönmesi çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Savunma anlaşması, Orta Doğu'da ittifakların yeniden şekillendiği bir dönemde imzalandı. ABD'nin bölgeden çekilme eğilimi, Suudi Arabistan'ı yeni ortaklar aramaya itti. Türkiye, son yıllarda Körfez ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirme çabasında. Pakistan ise Suudi Arabistan ile uzun süredir askeri işbirliği içinde. Ancak Pakistan'ın Yemen savaşına asker göndermesi, iç kamuoyunda tartışmalara neden olabilir.
Husiler, İran tarafından destekleniyor ve bölgesel bir vekalet savaşının parçası olarak görülüyor. Suudi Arabistan ise ABD ve diğer Körfez ülkeleriyle müttefik. Türkiye'nin anlaşmaya katılması, İran ile ilişkilerini germe riski taşıyor. Son dönemde Türkiye-İran arasında ticari ve diplomatik ilişkiler gelişmişti; ancak Yemen konusunda farklı pozisyonlar almaları, bu ilişkileri zorlayabilir.
Pakistan, Suudi Arabistan ile güçlü bağlara sahip; ancak kendi iç güvenlik sorunları ve ekonomik krizi nedeniyle dış askeri angajmanlardan kaçınmaya çalışıyor. İslamabad'ın Yemen'e asker göndermesi, ülke içinde Sünni-Şii gerilimini artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Orta Doğu'daki denge politikasını zorlayabilir. Suudi Arabistan ile savunma anlaşması, Türkiye'nin Körfez'deki etkisini artırırken İran ile ilişkilerini riske atıyor. Yemen savaşına doğrudan müdahil olmak, Türkiye'yi bölgesel bir çatışmanın içine çekebilir. Ayrıca, Pakistan ile ortak hareket etmek, İslam dünyasında işbirliği açısından önemli; ancak Husi tehdidi, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkilemez. Türkiye, diplomatik çözümler ve insani yardımlarla sınırlı kalarak riskleri minimize edebilir.